Arşiv | Eylül 8th, 2008

‘Galacticos’tan öze dönüş

Son birkaç yıla bakıldığında transfer sezonunun ‘para saçan’ takımı Real Madrid, bu sezon eski performanslarına zıt bir görüntü çizip Robinho’yu göndererek kâr eden takım konumuna geçti. (Cumhuriyet Spor Eki Sayı:111 / 09.09.2008)

Florentino Perez, 2000’de başkan olur olmaz Luis Figo’yu Barcelona’dan 60 milyon Avro’ya aldı. Makelele,Conceiçao transferleriyle harcamalar 120 milyon Avro’yu buldu. Her yıl bir yıldız almayı transfer politikası yapan Perez; sırayla Zidane, Ronaldo ve Beckham’ı takıma kattı. ‘Galacticos’ lakabını alan takıma Perez, yine de transfere doymadı. Ardından M.Owen, W.Samuel, J.Woodgate, Robinho, Baptista, Ramos transfer edildi. Yapılan bu hamleler birçok kulvarda zafere ulaşmak içindi. Ancak Perez döneminde harcanan 425 milyon Avro’ya karşın kazanılan kupa sayısı 7’de kaldı. Her biri en az bir kez dünyanın en iyi oyuncusu seçilmiş isimlerden kurulu kadrodan beklentiler doğal olarak daha yüksekti. Ancak 4. bitirilen 2004-05 ve Barcelona’nın 12 puan gerisinde 2. olunan 2005-06 sezonları sabırları taşırdı. Taraftarlarca sallanan beyaz mendiller Perez’i istifa ettirdi.

Değeri gidince anlaşılan Makelele’den sonra 2005’te Figo,Owen, Morientes ve Solari gönderildi. Zidane 2006’da futbolu bıraktı. Perez’in halefi Ramon Calderon, sakatlıklardan kurtulamayan Ronaldo ve Galacticos’un son ‘TV yıldızı’ Beckham’ı da ‘Hollywood’a yollayarak takımda bahar temizliği yaptı. Fabio Capello’yu getirerek kısa süre için de olsa en doğru hamleyi yaptı. Real Madrid’e 2. kez gelişinde kaldığı tek sezonu zor da olsa yine şampiyon bitirmesine karşın Capello’nun görevine son verildi. Çünkü Calderon’un gönlünde Barcelona Kulübü’nün üyesi de olan Alman Bernd Schuster vardı. Getafe’yle harikalar yaratan Alman teknik adam, sportif direktör Predrag Mijatovic’le yeni bir oluşumun temellerini attı. Gözler yine yıldızlara dikilmişti. Ancak bu kez belirgin bir fark vardı. Robben, Sneijder, Pepe ve Drenthe gibi kadroya katılan oyuncular oldukça genç ve başarıya aç isimlerdi. Takımın tecrübeli ve ‘kemik’ oyunucularına uyum sağladılar ve ilk sezonlarında Barcelona’ya 18 puan fark atıp lig şampiyonu oldular. İspanya Süper Kupası’nı da kazanıp duble yaptılar.

Geleceğin kadrosunu kurmaya 2007’de başlayan takım, bu sezon da aynı transfer politikasına devam edip 33.5 milyon Avro harcayarak 4 genç oyuncuyu renklerine bağladı. Yani 4’ü bir Robinho etmiyor.

Real Madrid, 2000’den beri ilk kez altyapıdan gelen 7 oyuncuyu birden A takım kadrosunda hazır bulunduruyor. Öyle ki İspanya Süper Kupası finalinin rövanşında ilk 18’de yer alan 6’sı da forma giydi. Öz kaynak de la Red de golü attı. Daha önceki yıllarda da bu sayıya yakın oyuncu bulundursalar da Casillas, Raul ve Guti dışında hiçbiri sürekli forma şansı bulamadı.

Real Madrid hatalarından ders almış. Başarıya doymuş futbolculara, geleceği parlak ve başarıya aç oyuncular tercih edildi. 6 altyapı oyuncusunu da maç kadrosunda bulundurarak öze dönüşün sinyallerini verdi. Son 3 sezondur kadroda sürekli yer bulan 12 futbolcuya geçen sezon 8, bu sezon da 4 oyuncu eklendi ve istikrardan yana yürütülen politika başarılı oldu. Galacticos’tan öz kaynak sistemine dönen Real Madrid, bu kez farklı bir yapıyla izlenmeye değer…

 Anadolu Takımı!: Florentino Perez’in başkanlık yaptığı 6 sezonda 6 teknik direktör değiştiren Real Madrid, ‘Anadolu takımı’ görüntüsü çizerek sportif başarıdan da uzak kaldı. Bu dönemde del Bosque 141 maçla en çok, J.A.Camacho ise 3 maçla takımın başında en az kalan teknik direktörler oldu.

Kategorisi Genel0 Yorum

“Bana tahammül etti”

Başlık bile tek başına her şeyi anlatıyor aslında. Aynı anda çok da önemli mesajlar barındırıyor. Bir futbolcu sahada 90 dakika mücadele ettikten sonra bu cümleyi sarfediyorsa döneminin sonlarına geldiğini anlamış olabilir mi?

Zeytinburnuspor’dan transfer edildiğinde ufacık çocuğa bu kadar para verilir mi diye kızmışlar Adnan Polat’a. Altyapı eğitimini aldığı Galatasaray forması altında 16 yaşında Borussia Dortmund maçında sahaya adımını attı. Daha o yaşlarda bir şeyler olacağı belliydi. 11 kez U-15, 37 kez de U-16 formasını giymiş olması bile bu yorumu yapmaya yeter. Ama o zamanlar çok daha büyük futbolcu olması gereken Emre Belözoğlu şimdilerin “tahammül edilen oyuncusu.

Galatasaray’da oynarken takımın “ufaklığı” Leeds maçında Kewell’dan sonra kırmızı kart görerek oyun dışı kalmıştı. Böylelikle final’de oynama şansını kaybettikten sonra kariyerine finale çıkan bir takımın oyuncusu olmayı ekleyebildi. Sonraki sezonda da şampiyonlar liginde çeyrek final oynadı. Buraya kadar her şey güzelken, sevenlerini bir kenara atıp bedelsiz olarak Inter’e gitti. Kariyer olarak çok iyi bir adım attı elbette. Ancak taraftar bu adamı vezir de eder rezil de… Galatasaraylılar yine de ona destek vermeye devam etti. Ne de olsa Avrupa’da bir “Galatasaraylı” vardı.

Bir sezonda minimum 50 maça çıkan takımda “il Turco” 4 sezon boyunca 78 maç oynayabilmiş. 200 maçın 79’unda oynamak bir şey olarak görülebilir ama Pele tarafından en iyi 100 futbolcu arasında gösterilen bir futbolcunun performansı tatmin edici olabilir mi? En mükemmel oynadığı 7.12.2002’deki Lazio maçı dışında akıllarda kalan bir performansı yok. Takımını beraberliğe taşıyan inanılmaz iki golünü unutmak mümkün değil tabi ki… Ancak 2004’te başlayıp peşini bırakmayan sakatlıklar sonrası kariyerinde ister istemez düşüşe geçti. Premier Lig İtalya Ligi’ne göre iyi konumda olsa takımlar karşılaştırılınca yeni takımı Newcastle daha düşük seviyede bir takımdı.

Yine sezonda aşağı yukarı 45 maç yapan bir takımda 3 sezonda 58 maç yapabildi. Yine fazla tatminkar olmaya bir performans sergilerken iyi oynadığı bir kaç maç dışında çok bir şey yapamadı. ‘Inter’de yıldızlara tercih edilip forma şansı bulamadı Newcastle’ı alır götürür…’ denilirken sakatlıklarla boğuşmak zorunda kaldı. Bu süreçte bir de Joey Barton gibi TFF 2. Lig’de bile oynayamayacak bir oyuncuya tercih edilir oldu.

Bu sene, muhtemelen evlilik sebebiyle, Avrupa’ya açılırken kalbini kırdığı taraftarların kalbini ikinci kez kırarak ülkeye geri dönüş yaptı. Kariyerinde bir geri adım daha atan Emre, ayrıca büyük bir taraftar kitlesini de kaybetti. Kaybettiği taraftar kitlesinin Milli Takım maçlarında ilk hatasında tepki göstermesi de bu yüzden. Onun açısından bakarsak, teklif edilen paraya hayır demek kolay değil.  Zaten son 7-8 senesini yaşadığı kariyerinde sürekli sakatlanan bir oyuncu olarak bu parayı da başka yerde vermezler.

2002 Dünya Kupası’nın ardından avrupanın aranan oyunculardan olan Emre, 2008 Avrupa Şampiyona’sı sırasında ise sahada “aranan” oyuncu oldu. Tek maça çıkıp sakatlandıktan sonra yedek kulübesinin demirbaşı oldu.  2010 Dünya Kupası yolunda da Ermenistan maçında “tahammül edilen” futbolcu. Bence tahmmül edilen oyuncu statüsüne 17-19 yaşları arasında ilk defa A takıma çıkan futbolcular girer.

Fatih Terim ise “90 dakika sahada tutarak oyuncumuza güven aşılamak istedik” diyor. Milli Takım’ın kaptanı ve en kariyerli futbolcusu özgüvenini kaybetmişse, burada hem o takım için hem de o futbolcu için çok büyük bir problem var demektir. Böyle kariyere sahip bir futbolcunun sahada güvensiz olmasının sebebini kendisi bulup, kendine artık çeki düzen vermeli. “Bana tahammül etti” diyerek bazı şeylerin farkına vardığı kesin. Ancak hala 16 yaşında Borussia Dortmund maçına çıkan güven kazanması için tahmmül edilmesi gereken biri olmadığını da unutmamalı. Çabucak toparlanmalı, çünkü devir artık Nuri Şahin’in, Mehmet Topal’ın, Selçuk İnan’ın, Uğur İnceman’ın devri… Eğer bu sene de bir şeyler yapamazsa bu kadar çok alternatif var iken onun için kapılar kapanabilir…

Kategorisi Genel0 Yorum


Takip et // Follow

Açık Radyo – Efektifpas

15 günde bir her pazartesi 19.30'da, 94.9 Açık Radyo'dayız. Duyurularımızı takip etmek için Twitter hesabımızı takip edebilirsiniz...

RadyoEfektifpas

Programlarımızın tüm podcast kayıtları online olarak bulunmasa da dinlemek isteyenler için bir kaç adet program mevcut

Facebook Hayran Sayfası

Eylül 2008
P S Ç P C C P
« Ağu   Eki »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  

Bülent Korkmaz – 3

Tottenham Hotspurs

Nazım Hikmet Ran

HaberVesaire Spor

Video Bug Report

Açılmayan bir video varsa resme tıkla, videonun linkini yolla Teşekkürler...

‘Salvador’ Guti

Johan Cruyff

Arşivler