Arşiv | Eylül 16th, 2008

Tottenham Hotspurs

Bu yılın en flaş transferlerine imza atan takımlardan biri. Sadece aldıklarıyla da değil, takımdan gönderdikleriyle de öyle. Uzun yıllardır bu takımla bütünleşmiş ve takımı sırtlayıp kaptanlığını yapmış Robbie Keane ve gol yükünü çeken diğer isim modern pivot santrafor Dimitar Berbatov’la yollar ayrıldı. Sürekli oynayan bu oyuncuların takımdan gitmesi ne kadar kötüyse gitmemesi de işten bile değildi. Dile kolay Keane için Liverpool 24 Milyon, Berbatov için de 38 Milyon Euro önerdi Manchester United. Transferin son saatinde de olsa gitmelerine izin verildi. Gitmelerine izin verilmedi diye sürekli mutsuz olan iki golcünün olmasındansa yeniden yapılanmaya gitmeyi tercih etmek mantıklı yoldu.

Çift UEFA Kupalı Juande Ramos’un teknik direkörlüğe getirilmesinden bu yana takımın havasında, oyun yapısında bir değişiklik olacağı belliydi. Başarılara alışmış bir hoca, başarılar kazanmış sistemiyle takımın başına getirilmişti. Gelir gelmez de farkını öyle bir belli etti ki gol sayısındaki artma bile bunu göstermeye yeterli olabilir. Ancak o somut bir şeylerle başarısını kanıtlamaya alışkın olduğundan Arsenal ve Chelsea gibi güçlü takımları sırayla mağlup edip Lig Kupasını kaldırdı.

Geldiğinde tek galibiyeti olan takıma 10 galibiyet daha kazandırdı.  27 maçta 10 galibiyet tatmin edici gözükmese de, 4-0 dan 4-4’e çevrilen Chelsea maçı ve ezeli rakipleri Arsenal’i 5-1 yenmeleri geçtiğimiz sezon için iyi sonuçlardı. Lig Kupasıyla da kitabını yazdığı UEFA Kupası’na gidişin garantilenmiş olması ligdeki 11. liği göz ardı ettirdi.

Yeni sezona da genç ve parlamaya müsait yetenekleri transfer ederek girdiler. Gidenlerin yerlerine transfer edilen oyuncular hem fizik hem de oyun stili açısından birbirine yakın isimler. Pavlyuchenko, Berbatov’un yerine alınabilecek en iyi futbolcu. Keane’in yerine Bentley uygun bir seçenek. Kanatta olduğu kadar destekçi forvet olarak da uygun bir oyun yapısı var. Dos Santos kariyeri açısından harika bir transfer yaptı. Barcelona’da Messi’nin yedeği olmaktansa burada Ramos’un elinde parlamaya çok müsait. Luka Modric, Cruyff’un klonu gibi. Takımın oyun kurucu eksiğini iyi kapatacak. Ama güçlenmesi gerek lakin daha son maçta sakatlanıp yerini Jenas’a bıraktı. Corluka Premier Lig’e alışkın bir oyuncu ve sağlam oyunu tercih ediyor. Cesar Sanchez tecrübeli, Heurelho Gomes ise yan toplarda muhteşem olduğu kadar normal toplarda da iyileşirse gol yemesi zor olan bir kaleci. Defansla uyumunun da iyi olması gerek tabi ki… Fraizer Campbell ise ManU’dan kiralanan süpriz bir yetenek…

Peki Tottenham yeni ve yıldız transferlerine karşın neden hala bir galibiyet alamadı. Sebep çok açık: İstikrar. Sayılarla konuyu biraz daha açalım. Tottenham bir önceki sezonki kadrosundan, transfermarkt.de sayfasına göre 14, wikipedia’ya göre 18 oyuncusunu takımdan gönderdi. Giden oyunculardan 8’i sürekli forma şansı bulan, bunlardan 5-6 tanesi de ilk 11’in değişmez oyuncularındandı. İlerideki Berbatov, Keane ve Aaron Lennon üçlüsü bu sene bozuldu.  Takımdan ayrılan ikili geçen sezon toplam 46 gol atmışlar. Görüldüğü üzere takım için büyük bir kayıp. Artık takım gol yollarında alışık olduğu varyasyonlardan mahrum. Gelen oyunculardan 8’inden 5’i lige ilk defa adım atıyor. 4’ü ise son Aston Villa maçında ilk 11’de başladıi. 2 yeni oyuncu da maça sonradan dahil oldu.

Yukarıda saydığım küçük ayrıntılar aslında küçük gibi gözüken büyük dezavantajlar. Henüz birbirine alışmamış, ilk defa yeni bir ligde oynayacak genç oyuncuları hemen sahaya sürmek bir risktir. Ancak gelecekte çok önemli başarıların temeli olması kuvvetle muhtemeldir. Tottenham’ın yeni kadrosunu oluşturacak bu isimlerin öncelikle birbirlerine uyum sağlamaları gerekecek. Bu 8 yeni oyuncunun lig maçlarında bir anda ilk 11’de yer bulması oynanan 4 maçta puan kayıplarının en büyük nedeni.

Ama şimdiye dek 4 maçtaki tek puanını Chelsea’ye karşı alınmış olması ümit verici. Önümüzdeki 5 hafta kısmen daha zayıf rakiplerle karşılaşak olmaları fikstür avantajı olarak gözükmekte bunu iyi değerlendirip takımın birbirine uyumunu iyi sağlamalı Ramos.  Arsenal maçına kadar takım kendini toparlamazsa bu sezon Spurs için sıkıntılı geçecek gibi gözüküyor.

Kategorisi Genel0 Yorum

Kişilerarası Hareket İletişimi Nedir?

Bu blog sayfasını açarken işlermler sırasında aklıma takılıp beni en çok meşgul eden işlerden biri, blog başlığı koymaktı. Başlık blogun aynasıdır diye düşünürsek kritik bir durumda hissettim kendimi. Çünkü futbol hakkındaki görüşlerimi daha çok insana yansıtabileceğim bir yer burası. Uzun ama bir o kadar da hızlı bir beyin fırtınası sonrası bu başlığı koymaya karar verdim. Ama neden?

Etrafımdaki çoğu insan futbola farklı açılardan bakabiliyor gibi gözükse de sonunda olayı getirip bağladığı yer “22 adam bir topun peşinden deli dana gibi koşuyor” oluyor. Her seferinde de böyle değil, işin içinde sadece topun peşinde koşma debelenme havada uçuşan tekmeler yok bu işin psikolojik yanı var, düşünsel yanı var , takım oyunu yanı var diye diye anlatmaktan dilimdeki tüyler geçici olarak tükendi hep. Ama piyasadaki futbol kitaplarını sırayla okumaya başladığımda futbol hakkında beni en çok etkileyen yorumu,tanımlamayla karşılaştım. Okur okumaz da bu sayfanın her yerine notlar, işaretler koydum.

Branko Elsner, 23 Kasım 1929 doğumlu Slovenyalı bir Profesör.  Almancam el verdiğince de anladığım kadarıyla Avusturya futbolunda Jupp Derwall’in, Sepp Piontek’in Türk Futbolunda olduğu gibi bir yeri var. Avusturya Milli Takımı’nın en önemli dönemlerinde onun adı geçmekte. Başarılı bir teknik direktörlük kariyeri var. WM sistemini benimseyip başarılar kazanmış futbol adamı. İşte Elsner’in, Tanıl Bora’nın derlediği “Futbol ve Kültürü” kitabındaki futbol hakkındaki tanımı,yorumu…

Kişilerarası hareket iletişimi olarak futbol
Futbol oyunu, oyuncular arasında çok yönlü bir kişilerarası işbirliğidir. Top ayaktayken öğreni iletişiminde sağlanan işbirliği bilhassa önemlidir. Oyun esnasında oluşan iletişim, öğreni ve hareket süreçlerinin işleyişine, hareket aygıtının faaliyetinin yönetimine ve düzenlenişine bağlıdır. Bu işlevler oyun esnasındaki durumlara ve çıkan hareket arızalarına uyum sağlarlar. Hareket iletişiminin (paslaşma) başarısı, futbolcuların oyundaki durumları teşhis etme yeteneklerine dayalıdır. Bu teşhisler, bir yandan doğrudan doğruya oyundan, diğer yandan hareket hafızasından gelen öğrenilerin akışına ve alınışına bağlıdır. Hareket programlarını içeren hareket hafızasına gelen öğreniler, sadece durumun teşhisini değil; dışa dönük etkinlik süreçlerini de hızlandırır. Kişilerarası hareket iletişimi sadece durumun teşhisini mümkün kılan bilişsel yeteneklere değil, hareket hafızasına kaydedilmiş programlara da bağlıdır. Bu programların sayısı, bunlara tekabul eden ve düzenli dönüşüm süreçleriyle (antrenman) de kayıtlıdır. Karşı takım oyuncuları, daima kişilerarası hareket iletişimindeki arızalar olarak görülür. Onların hedefi, iletişim aracı olan bu topu ele geçirerek veya oyunu kesintiye uğratarak, hücum oyuncuları arasındaki iletişim ağının iplerini koparmaktır.

Kişilerarası hareket iletişimi, iki veya daha fazla oyuncu arasında bağlantı kurulması ve gerçekleştirilmesiyle yürür. Bir oyuncunun öğreni çıktısı, başka bir oyuncu veya oyuncular için bir öğreni girdisidir. Bu iletişim tamamen kurulmuş, kısmen kurulmuş veya hiç kurulmamış olabilir. İletişimin kurulmuş olması, oyuncuların bir eylemin yerine getirilmesinde uyum içinde olmaları demektir; yani oynanan topun zamanlaması, yönü ve hızı, aynı takım oyuncularının hareketlerinin yönü ve hızıyla uyumludur ve karşı takım oyuncuları bu iletişimi bozmayı başaramamaktadır. Oyuncuların iletişim kuramadığı karşıt durum, bir karşı takım oyuncusu topu kaptığı veya oyun bir kural ihlali nedeniyle kesintiye uğradığı için iletişimin kesilmesi halidir. Kural ihlalinin mahiyetine göre, iki takımdan birinin oyuncuları arasında yeni bir hareket iletişimi işbirliği başlar.
Kişilerarasındaki hareket iletişiminin en önemli eklemi, iletişim aracı olan topun ayağında tutan oyuncudur. Diğer oyuncular hareket etkinlikleriyle (boşa kaçarak) kişilerarası işbirliğini kurmaya çalışırlar. Topun pas olarak verilmesine aday olan oyuncuların etkinlikleri ne kadar fazla olursa, topu süren oyuncu hangi takım arkadaşıyla doğrudan hareket iletişimi kuracağına o kadar kolay karar verir. Bir oyuncu topu bir takım arkadaşına verdiğinde oluşan iletişime, ana kanal iletişimi adını veririz. Ana kanaldan yürütülen iletişimin gerçekleştirilmesi, entegre bir hareket süreçleriyle, sahip olunan kapasiteyle ve özel bir hareket etkinliğiyle mümkün olur. Başka bir deyişle: Ana kanaldan yürütülen iletişimin başarısı entegre edilmiş temel hareket yeteneklerine ve futbola özgü hareket yeteneklerine bağlıdır.
Kişilerarası hareket iletişiminin ana kanalı yanında, oyuncular uygun etkinliklerle yardımcı kanallar da açarak iletişim hatları çekerler – hem iletişimin asli taşıyıcıları olan, topu süren oyuncuyla, hem de kendi aralarında. Bu yardımcı kanallardaki, sinyal alıp verme temelindeki öğreni süreçleriyle mümkün kılınan iletişim, oyuncular arasında hareket etkinliğiyle gerçekleştirilen kişilerarası işbirliğini düzenler. Oyuncular arasında daha fazla iletişim olması iletişim ağını genişletir ve iletişimin ana taşıyıcısına ana kanalı daha elverişli şartlarda seçme imkanı sağlar.Bu ağ aynı zamanda karşı savunmanın iletişim ağının etkinliğini azaltır.

Kıssadan Hisse

Futbol bir takım oyunudur ve takım oyununu segileyebildiğin kadar iyi takım olup iyi futbol oynayabilirsin. Bir takımın makina düzeninde oynayabilmesi takımın birbirine alışmasından, herkesin birbirinin bir sonraki harekette ne yapacağını iyi bilmesinden geçer. Bu işi en az iki oyuncuyla yapabilirsin. Rakip takım her zaman senin takım arkadaşınla olan iletişimini bozmaya çalışacak. Bunun üstesinden gelebilmek için diğer oyuncuların muhakkak yer değiştirip boş alanlara kaçması gerekmektedir. Bu şekilde takım içinde kişilerarası hareket iletişimini daha kolay sağlayıp rakibin iletişim kurmanı bozma eyleminden kurtulabilirsin. eklenti; Takım oyununu da istikrarlı bir şekilde sahaya yansıtabilirsen başarı kaçınılmazdır…

İşte futbola bakış açımı en iyi yansıtan “teknik” tanım budur…

Kategorisi Genel0 Yorum


Takip et // Follow

Açık Radyo – Efektifpas

15 günde bir her pazartesi 19.30'da, 94.9 Açık Radyo'dayız. Duyurularımızı takip etmek için Twitter hesabımızı takip edebilirsiniz...

RadyoEfektifpas

Programlarımızın tüm podcast kayıtları online olarak bulunmasa da dinlemek isteyenler için bir kaç adet program mevcut

Facebook Hayran Sayfası

Eylül 2008
P S Ç P C C P
« Ağu   Eki »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  

Bülent Korkmaz – 3

Tottenham Hotspurs

Nazım Hikmet Ran

HaberVesaire Spor

Video Bug Report

Açılmayan bir video varsa resme tıkla, videonun linkini yolla Teşekkürler...

‘Salvador’ Guti

Johan Cruyff

Arşivler