Kategorisi | Genel

Cesaret etmek…

todareistodo

Tüm stadında “to dare is to do” yazar büyük puntolarla White Hart Lane’in tribünlerinin hepsinde. “Yapmak Cesaret Etmektir” diye çevrilebilir. Şimdi bulamadım ama daha önceki Tottenham yazılarımdan birinde bundan bahsetmiştim. Ve Tottenham’ın tarihi hakkında daha ayrıntılı yazılar yazacağımı da belirtmiştim. Bu projemi de bugünkü maçın ardından gerçekleştireceğimi tekrardan bildiriyorum. İkinci kez söyledikten sonra da yazmamazlık edersem kendime büyük ayıp olacak. Haydi maça geçelim.

İlk yarının özetini en kolay şöyle yapabiliriz. Devre arası yayıncı kuruluşun verdiği istatistiklerde Tottenham ilk 45 dakikada 11 gol girişiminde -şut- bulunmuş. Gol olan şut dışında, 5’i kaleyi tutmuş diğer 5’i de karavana… Liverpool ise koskoca 45 dakika boyunca yalnızca bir kez kaleyi bulabilmişti. Xabi Alonso’nun takımdan ayrılmasından sonra en ideal kadrosuyla sahaya çıkan Liverpool’un koskoca 45 dakikayı tek şutla kapatması bir yana kendi yarı sahasına hapsolmuş bir şekilde geçirmesi gelecek için hiç de iyi bir sinyal değil kırmızılar adına.

Liverpool adına maçın kilit adamı Benayoun olur demiştim, geçen yılın son yarısında ilk 11 olmasına güvenerek, ama rotasyon ‘manyağı’ Benitez Babel’le sahaya çıktı. Kuyt ve Gerrard etkisizdi. Lucas her zamanki gibi çirkefti. Mascherano’nun en sakin ve verimli maçıydı. Sol bekleri Insua Aurelio’nun eksikliğinde uzun süre forma giyecek o bölgede ama pek güven vermedi. Skrtel ve Carragher ise dengesiz, dağınık oyunları yüzünden kendi kendilerinin kafasını gözünü yardılar. En baktığımda Skrtel’in çenesi, Carragher’ın kafası yarılmış, bandaja alınmıştı. Yeni transfer Glen Johnson ise ne kadar isabetli bir transfer olduğunu kanıtladı. Bu yıl Premier Lig’in en iyi sağ kanat savunmacısı olur! Kaleci Pepe Reina ise ilk yarıda kaleyi bulan 6 topun 5’ini çıkararak farkı önledi.

Sebastien_Bassong_Carragher

Kırmızılar’da Reina ne kadar iyi bir oyun sergilediyse Tottenham’ın kalecisi Gomes de bir o kadar uçurumun kenarına itti takımını. Maç eğer konuk ekip lehine bitmiş olsaydı, iki kalecinin takımlarının etkisinin üzerinden bir yorumlanabilirdi maç. Henüz ikinci yarının başında saçma sapan bir penaltıya sebep oldu Gomes. Fakat topu altı pasa kadar getiren Glen Johnson’ın da penaltıdaki etkisi büyük. Tebrik edilmeli. Gerrard da tabi ki Gomes’in sunduğu bu ikramı tahmin ettiğim gibi tam ortaya üst ağlara asarak cevapladı. Ama topu kalenin içinden aldığında suratındaki donuk ifade genel olarak bir şeylerden memnun olmadığını gösterdi. Özel mi genel mi yorumlayamam oturduğum yerden. Ama bildiğim Gerrard takımını ateşlemek için topu alıp hırsla kolunu savurup takımını orta alana götürürdü… Yapmadı.

Gerrard’ın takımını motive etmemiş olmamasının bir etkisi olmuş mudur bilmiyorum ama Liverpool skoru ancak 3 dakika koruyabildiler. İlk resmi maçında performansı en çok merak edilen isim Sebastien Bassong bir yan top organizasyonunda golü hemen buluverdi. Benim için bile sevindiriciydi. Çünkü eminim ki bu adam gelişimine devam ederse ileride bir Kolo Toure, William Gallas ya da bir Marcel Desailly gibi önemli bir oyuncu olabilecek kapasiteye sahip. Allah tamamına erdirsin.

Maçın genelinde Tottenham ‘oyunu forse etti’ (canını sevdiğimin klişesi bee). Daha cesurdu ve kazanmak için arzuluydu. Premier Lig’in Yılmaz Vural’ı Harry Redknapp büyük takımlarla oynamayı ve onları yenmeyi en çok arzulayan teknik adamlardan biri olarak bu gayesine ilk maçına ulaştı. Eminim bu galibiyet onu dolayısıyla da Tottenham’ı ligde kısa vadede ilerisi için inanılmaz motive edecektir. 3 hafta sonra arka arkaya oynayacakları Manchester United ve Chelsea maçlarına kadar alacakları puanlar takımın sezon sonunda bulunacağı sıralama için en iyi bilgiyi verecektir. Hull, Birmingham ve West Ham maçlarından kazasız belasız çıkarlarsa ilk 6’yı zorlayacak takımlardan biri olacaktır Londra takımı.

glen-johnson-debut

Liverpool ise kendini ilk haftadan gereksiz bir strese soktu. Haftaiçi iyi kapanan Stoke’u ağırlayacaklar. Kazanırlar illa ki ama öncesinde kaptan Gerrard’ın silkinip takımını kendine getirmesi, Benitez’in ise transferi düşünmeyi bırakıp elindeki kadrodan verim almaya bakması lazım. Voronin dönmüş! Ne güzel koy onu sağa, sola da Benayoun’u! Ortadan bindirsin Torres vursun gol olsun! Olmazsa da arkadan Gerrard tamamlar. Mascherano ve sağlam bir Aquiliani takımı ayakta tutup skora da katkıda bulunur. Elinde Glen Johnson gibi bir silah var. Bu yıl Dani Alves’ten sonra kendinden çok bahsettirir mevkisinde. Ciddiyim. İzleyelim görelim.

This post was written by:

- who has written 293 posts on Efektifpas.


Yazara mail gönder

Leave a Reply

Protected by WP Anti Spam

Takip et // Follow

Açık Radyo – Efektifpas

15 günde bir her pazartesi 19.30'da, 94.9 Açık Radyo'dayız. Duyurularımızı takip etmek için Twitter hesabımızı takip edebilirsiniz...

RadyoEfektifpas

Programlarımızın tüm podcast kayıtları online olarak bulunmasa da dinlemek isteyenler için bir kaç adet program mevcut

Facebook Hayran Sayfası

Ağustos 2009
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Bülent Korkmaz – 3

Tottenham Hotspurs

Nazım Hikmet Ran

HaberVesaire Spor

Video Bug Report

Açılmayan bir video varsa resme tıkla, videonun linkini yolla Teşekkürler...

‘Salvador’ Guti

Johan Cruyff

Arşivler