Kategorisi | Genel

Total Futbol ne ola, David Ginola?

Futbolla başlamıştık yaza ya da zaten hiç ara vermemiştik bu oyuna ve izlemeye, tartışmaya aynı düzlemdeki Dünya Kupası’na dikey geçiş yaparak devam etmiştik. Dolu dolu 1 ay futbol konuştuk. Büyük bir ihtirasla da “Total”inden bahsettik bu oyunun. Şu an tam ortasındayız ağustos‘un. Bazı ligler başladı, bazıları bu hafta, bazıları da ayın sonunda ilk puan veya puanlarının mücadelesi için santra yapacak bu sezon için ilk kez. Ve biz büyük bir ihtimamla iltimas geçeceğiz bu oyunu ihtişamıyla oynayan takımlara. Bu takımların hepsi de bizim için Total Futbol ekolünü sürdürenler sınıfında yer alacaklar. Peki ya hakikaten oyunu böyle oynadıklarından mı, yoksa bu oyunun totalini oynayanların atak yapan takımlar olduğu algısına kapıldığımızdan mı onları total futbol ekolüyle fişleyeceğiz? “Büyük”liglerin başlaması arifesinde Total Futbol hakkındaki bilgilerimizi, çaylarımızla birlikte güzel bir tazeleyelim.

Bisküvi deyince akla Eti, total futbol deyince de ilk olarak Hollanda ’74 modeli futbol, Johann Cruijff* ve ardından Rinus Michels gelir. Genel kanı bu tarz oyunun mucidi Hollandalılardır. Evet bu oyun düşüncesi ilk olarak o ülkede ortaya çıktı. Ancak tohumlarını ilk eken İngiliz Jack Reynolds’dır. Ayrıca Avusturya’nın önemli futbol adamı Ernst Happel de Michels’den önceki Total Futbol uygulayıcılarındandır. Zaten 1978 Dünya Kupası’nda Hollanda’nın teknik direktörü de odur…

Amsterdam’ın köklü kulübü Ajax’ta 1915-1925, 1928-1940 ve 1945-1947 yılları arasında çalıştırıcılık yapan Reynolds ayrıca 1919 yılında da Hollanda Ulusal Takımı’nın başında görev yapmış biri. Total Futbol’un geliştiricilerinden Rinus Michels’in yolu Reynolds ile 1946 yılında Ajax’ta başladığı futbolculuk kariyerinde kesişir. Michels’in Reynolds’la yalnızca bir yıl çalışabilme fırsatı bulmuş olduğuna bakınca Total Futbol adına bu süreci fazlasıyla verimli geçirdiğini söyleyebiliriz…

Rinus Michels futbolculuk kariyerini bitirince Ajax, Barcelona ve Hollanda Ulusal Takımı çalıştırıcılığı ağırlıklı bir kariyer geçirir. Hollanda’daki kariyeri boyunca Wim Suurbier, Ruud Krol, Arie Haan, Johan Neeskens, Gerrie Mühren, Johan Cruijff, Piet Keizer gibi çok önemli futbolcularla çalışır ve işte ne olduysa o yıllar olur. O yıla kadar Lüksemburg’u yenmekten başka başarısı olmayan Hollanda takımı 1974 yılında Dünya Kupası’ndaki oyunuyla devrim yapıp finale yükselir. Ancak kupayı her zamanki gibi „doğulu“ Almanlar kazanır!

Turuncular kupayı kazanmazlar ancak Almanlar’dan çok daha fazla alkışlanırlar. Çünkü turnuva boyunca tüm izleyenlere mükemmel bir futbol ziyafeti yaşatmışlardır. Arjantin, Brezilya gibi takımları gol yemeden yenen takım o güne dek kimsenin görmediği bir düzende oynamıştı turnuvada. Önemli Türk teknik direktörlerden Metin Türel, bir köşe yazısında “Total Futbol”u şöyle tanımlıyor: “Hollanda, bir voleybol takımı gibi döner oyunuyla Brezilya’yı didik didik edip bitirdi!” Günümüz futbol yazarlarından Ali Ece ise „Neredeyse tamamı dönemin hippileri kadar uzun saçlı olan turuncu formalılar, belki de bu yüzden topa daha öncekiler gibi sert değil de bir elmasa dokunurmuşçasına zarif bir şekilde hükmettiler. Bu yüzden yerleşik futbol düzeniyle dalga geçercesine kalıplaşmış mevkilerin yerine 14 (Cruijff), 13 (Neeskens), 20 (Suurbier) ve en anlamlısı 8 (kaleci Jongbloed) gibi rakamların olduğu formaları giydiler…“ diye yorumluyor  Hollanda’nın Total Futbol „düşüncesini“. Bu oyun stilinin sadece bir taktik değil düşünce tarzı olduğunu da Cruijff ve “baş asi” Michels önderliğindeki ekibin ısrarla “Biz bu oyunu 11 kişi oynuyoruz, o yüzden tek bir kişiye değil, her gole herkese eşit olarak para yatıracaksa yatırsınlar, yoksa hiç zahmet etmesinler!” sözleri kanıtlar.

Bir futbol düşüncesi olan Total Futbol’u bu yaz Dünya Kupası’nda çok konuştuk ve tartıştık. Total Futbol’un atak ve gol demek olduğu konusunda ısrar ettik bir çok kez. Çünkü ’74’teki Hollanda 6 maçta 14 gol attı ve 1 gol yedi. Final maçında ise ilk düdükle birlikte atağa kalkıp penaltı yaptırdı ve golünü de buldu. Total Futbol eşittir gol olmuştu. Bu yorum o yıllarda oynanan Total Futbol için çok mümkün bir yorum. Ancak pratikte defansif anlayış yatmaktadır.

1- Topu kap ve hızlı oyna. 2- Topu kapamıyorsan da rakip uzun top attığında ofsayt taktiği uygula. 3- Kendi pozisyonunu rakibe baskı uygulamak için terk eden arkadaşının bölgesini savun.

Görüldüğü üzere 3 prensipte defansif anlayış içeren topu kapmak, kademe yapmak ve ofsayt taktiği yapmak düşüncelerine sahip. Üçüncü saydığım özellik ise Cruijff’un Total Futbol’u anlatış tarzının özeti. Hollandalı gazeteciler Frits Barend ve Henk Van Dorp’un yazdığı “Ajax, Barcelona, Cruyff kitabında efsane oyuncu bu tarz oyun düşüncesini şöyle açıklar. …bence herkes sahada tüm farklı pozisyonlarda oynayabilmeli. Bir forvet olarak gerekli bir durumda sol bekte oynamam istenirse, bir sol bekin tüm yapabildiklerini yapabilmeliyim. Bu ise oyun stilinin tamamen takımsal bir taktiğe ve tüm oyuncuların saha içindeki birbirine bağlılığını ise “Michels sağ bekle ilgili konuşurken sol açığın uykuya dalmaya hakkı yoktur.” sözleriyle ifade eder. Ömer Üründül’ün lügatımıza kattığı “bloklararası bağlantının” 10-20 metre arası arası olması zorunluluğuna neden olarak da takımdaki bütün oyuncuların maç boyunca aynı dirilikte ayakta kalabilmeyi gösterir: “Hücuma geçtikten sonra 80 metre geriye koşmak zorunda kalan bir orta saha oyuncunuz varsa, o  bunu ancak 3 defa yapabilir.” Şu pargrafta bir kez olsun atak nasıl yapılırdan bahsetmemiş olmam bu oyun tarzının ne kadar da savunma temelinde kurulduğu su götürmez bir gerçektir.

Güney Afrika’daki Dünya Kupası boyunca Hollanda, Almanya ve İspanya’nın Total Futbolu nasıl oynadıkları veya ona nasıl ihanet ettiklerini tartıştık. Eğer “Şu takım Total Futbol’u uygulayamadı” tezi sadece ‘74 Hollanda‘sının oynadığı oyun gibi sahada mücadele etmekle destekleniyorsa tartışma tamamen yanlış bir temelden başlamış demektir. Çünkü 1974’te bu oyun stilini kimse bilmiyordu ve herkes aynı tuzağa düşüyordu. Bugün ise J. Reynolds’un tohumunu ektiği, Ernst Happel ve Rinus Michels’in büyüttüp Johann Cruijff’un geliştirdiği bu oyun felsefesinin şifreleri tüm futbol adamlarınca çözüldü ve antitezleriyle, farklı yorumlamaları geliştirildi.

Bugün Total Futbol’un en iyi uygulayacısı olan Guardiola’nın Barcelona’sı da ’74’teki oyunu oynamıyor. (1974 Dünya Kupası’ndaki Uruguay-Hollanda maçının videosunu izleyince ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. İzle) Sahneledikleri Mehmet Demirkol‘un deyişiyle neo-Total Futbol. Yani topsuz alanda da çok koşan, böylece takımdaşına pas opsiyonu yaratan, forvetinden kalecisine dek harika bir kademe anlayışıyla oynayan, set hücumu ile rakibin beklemediği anda oyunun yönünü çok iyi terse çevirip kanatları kullanan bir oyun sistemi. İçinde kesinlikle videodaki gibi 11 kişinin orta sahada ofsayt taktiği yaptığı bir oyun değil…

Umuyorum Rinus Michels ve Johann Cruijff’ın anlattıklarıyla gözlemlerimi yoğurup, bu yazıda yorumlamaya çalıştıklarımın ışığında 1974’te uygulanan Total Futbol ile bugün oynanan Total Futbol’un karıştırılmadığı bir futbol sezonu izleriz. David Ginola’nın konuyla tek alakası ise benim kafiye sevdam!

Eeee o fotoğraf ne diyelere de: ÇOK SICAK ABBİİİ…

Bu roveşatayı atan da yukarıda çıplak poz veren de David Ginola.

Tottenham’ın 14 numaralı kanat oyuncusuydu…

This post was written by:

- who has written 293 posts on Efektifpas.


Yazara mail gönder

Leave a Reply

Protected by WP Anti Spam

Takip et // Follow

Açık Radyo – Efektifpas

15 günde bir her pazartesi 19.30'da, 94.9 Açık Radyo'dayız. Duyurularımızı takip etmek için Twitter hesabımızı takip edebilirsiniz...

RadyoEfektifpas

Programlarımızın tüm podcast kayıtları online olarak bulunmasa da dinlemek isteyenler için bir kaç adet program mevcut

‘Salvador’ Guti

Johan Cruyff

Arşivler

Bülent Korkmaz – 3

Tottenham Hotspurs

Nazım Hikmet Ran

HaberVesaire Spor

Video Bug Report

Açılmayan bir video varsa resme tıkla, videonun linkini yolla Teşekkürler...

Facebook Hayran Sayfası

Ağustos 2010
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031