Arşiv | Ağustos, 2011

En iyilerin takımı: Liverpool

RadyoVesaire’den yaptığımız Efektifpas Radyo Programında İngiltere Premier Ligi değerlendirmesi yaptığımız programa Ali Ece’yle telefon bağlantısı yapmıştık. Liverpool yorumlarını almak için tabi ki.. (sırf ve ne yazık ki bir tek o programın bant kaydı yok.. üzgünüz..)

Transferlerden bahsederken transferlerden 3 çok önemli ismin ortak özelliğinden bahsetti. Charlie Adam, Blackpool’da geçen sezon gösterdiği performansla Premier Lig’de 2010-2011 sezonun en iyi oyuncusu adayı hakkını kazandı. Adaylar arasında Gareth Bale, Samir Nasri, Scott Parker, Carlos Tevez, Rafael van der Vaart ve Nemanja Vidic gibi oyuncular vardı. Bu isimlerin arasından sıyrılmak haliyle kolay değildi fakat bu onu yine de Blackpool’un en iyisi yapmaktadır.

Bir diğer isim eski Jordan Henderson’sa son 2 sezon Sunderland’deki performansıyla Premier Ligin iyi genç oyuncusu seçildi. Bugünkü Bolton Wanderers maçında da golünü attı Charlie Adam gibi.

Stewart Downing ise önce Tuncay etkisiyle sürekli takip etme durumunda kaldığımız Middlesborough’da, 2007-08 sezonunda kulübün en başarılı oyuncusu ödülünü aldı. 2009’da kulübü küme düşünce Aston Villa’ya transferini takımının en iyisi olarak gerçekleştirdi. Yaz transfer sezonunda Liverpool’a transferini de Aston Villa’nın sezonun en iyi oyuncusu olarak gerçekleştirdi.

Takımın geneline baktığımızda ise takımda böyle oyuncuların çokluğunu görebiliriz.

Glen Johnson – Portsmouth Fc sezonun en iyi oyuncusu – 2008/09
Raul Meireles – ESPN Profesyonel Futbolcular Derneği Taraftarların belirlediği sezonun en iyi oyuncusu 2010/11
Daniel Agger – Danimarka Futbol Federasyonu’nun verdiği Yılın en iyi Danimarkalı oyuncusu – 2007
Luis Suarez – Yılın en iyi Hollandalı futbolcusu – 2009/10
– Ajax takımında yılın en iyi futbolcusu – 2009/10
Andy Carroll – Profesyonel Futbolcular Derneği Yılın 11’i – 2009/10
Christian Poulsen –  Danimarka Futbol Federasyonu’nun verdiği Yılın en iyi Danimarkalı oyuncusu – 2005 ve 2006
– Danimarka Futbol Federasyonu’nun verdiği Yılın en iyi Danimarkalı genç oyuncusu – 2001
Martin Skertel –  Yılın en iyi Slovak futbolcusu 2007 ve 2008

Jamie Carragher ve Steven Gerrard’ı saymıyorum bile..

Kategorisi 0-Özel Dosyalar, 1-Futbol, Dünyadan Futbol, İnceleme, İngiltere Ligleri, Liverpool, Premier Lig0 Yorum

W.Bremen 5-3 Nürnberg (goller-video)



Werder Bremen
30'	[1 - 1]	C. Fritz 		
34'	[2 - 1]	C. Pizarro 		
65'	[3 - 2]	M. Arnautovic 		
86'	[4 - 3]	A. Hunt (pen.) 	
90'	[5 - 3]	Wesley 

Nürnberg
7'	[0 - 1]	P. Cisse 
48'	[2 - 2]	P. Cisse 
84'	[3 - 3]	S. Reisinger


Kategorisi 1-Futbol, 1. Bundesliga, 6-EfektifpasTV, Almanya Ligleri, Dünyadan Futbol, Nürnberg, Werder Bremen0 Yorum

AdanaDemirSpor ve Bekir Çınar anma programı – Efektifpas/RadyoVesaire

Birazdan açılacak ekrandan programı dinleyebilirsiniz.. Programı indirmek için aşağıdaki linke tıklayınız.. RadyoVesaire-Efektifpas(33)-16-08-2011-Serkan Akkoyun-Erdi Cosanoğlu-Utku Gökerküçük-Volkan Ağır

Kategorisi 7-RadyoEfektifPas0 Yorum

Emre Belözoğlu’na tepki ve milliyetçi refleks

Şike operasyonu devam ederken Guus Hiddink “Türkiye’nin futbol imajı zedelendi. Bunu temizlememiz gerek” demişti. Dünkü radyo programımda da Utku’yla aramızda geçen milli takım sohbetinde bu konudaki görüşümü söyle açıklamıştım: “Eğer bu imajı Emre ile temizleyeceksek hiç samimi bir davranış değil bu”.

Şimdi demokrasi kültürü çok gelişmiş Türkiye insanı hemen atlayıp “Ama suçu kanıtlanana kadar herkes masumdur” diyecek. Bizim demokrasiden anladığımız şey de zaten bu kadar. Demokrasi hakkında çok fazla bir şey olduğumuz da yok Türkiye insanları olarak. Neyse. Hiddink’in açıklamalarının ardından bu seçimi yapması neden samimi gelmiyor. Üstüne bir de milli takım kaptanlığının verilmesi hiç samimi gelmiyor. Nedenleri ise çok basit ve apaçık.

Öncelikle şike operasyonu hakkında imaj tazelenecekse iddianamelerde adı yer alan birini takıma alıp kaptanlık vermek doğru bir hareket değil. Bu imajı yabancı ülkelere karşı temizlemeye çalışıyoruz ama yabancı basına da “şike soruşturmasında adı geçen oyuncu kaptan oldu” kozu veriyoruz. Şimdi şike operasyonları sonucunda Emre Belözoğlu suçlu falan bulunsa cezalar alsa, üzerine laf söyletmediğimiz bayrağımızın sahaya en önde çıkan kişisi şikeci, dolayısıyla onun arkasında duran takım ve federasyon da şikeci olacak. Olmayacak, olmaz demeyin. İkisi farklı hiç demeyin. Lütfen.

Yine Emre’nin Macaristan’la 2007 yılında oynadığımız maçta attığımız golden sonra kaptanlık pazu bandı taktığı maçta el-kol hareketi yaptıktan sonra kaptanlığı alınmamış mıydı? Milli dürtülerle milli formayı giyen, Türkiye’nin bayrağını göğsünde taşıyan kişinin böyle bir davranışta bulunamayacağı söylenmemiş miydi? İsviçre maçı muhabbetine girmeyeceğim fakat ek olarak da İsviçre maçı bireysel değil toplumsal bir ayıptır.

Bu hareketin ardından kaptanlık Nihat’a, Tuncay’a, Hamit’e geçmişti. Şimdi üçü de yok diye mi verildi bu kaptanlık bandı yoksa Emre’den başkası yok muydu kaptanlık yapacak? Selçuk, Arda, Servet olamaz mıydı kaptan? Hepsi Galatasaray’lı olabilir ama kendi takımlarının kaptanlıklarını yapmış-yapan isimler diye bu isimleri örnek verdim.

O gün kaptanlık bandı alınan, TSYD tarafından “Kendisi bizim gözümüzde bundan böyle sadece futbolcu Emre”dir. Çünkü sporcular, ancak sporcu davranış ve erdemleri ile o unvanı hak ederler. Emre Belozoğlu bu davranışları ile hayatının en büyük yanlışını yapmıştır. Bundan sonra dileyeceği özür de içimizdeki üzüntü ve acıyı asla dindirmeyecektir. Sportmentlik ve sporcu kavramlarını benliğinde yaşatamayan bu gibilerin insanlık sınavından başarıyla geçmesini beklemek hayalperestlikten başka bir şey değildir. Aferin Emre, bizlere gerçek yüzünü gösterdin. Artık gerçek yüzün ve davranışlarınla gerçek yerini bulursun.  Futbolcu Emre Belözoğlu”nu spor medyasına davranışlarından dolayı esefle kınıyor, bu kabul edilemez durumu, gereği için yetkili kurulların, bilgi için spor kamuoyunun takdirlerine saygı ile sunuyoruz” cümleleriyle kınanan, Profesyonel Futbolcular Derneği tarafından, “Emre Belözoğlu”nun Türkiye-Macaristan maçında tribünlere yaptığı çok çirkin hareketi profesyonel Türk futbolcusuna yakıştıramadık. Kendisini en ağır şekilde kınıyor ve aklını başına almasını diliyoruz” ayarı verilen ben değildim, Emre idi. Bugün aynı Emre’ye nedense ve nasılsa ‘manidar’ bir destek var.

Esasen Emre’ye verilen iki tepki de birbiriyle çok istikrarlı. İkisinin temelinde de milliyetçi refleksler öne çıkmış durumda. Nasıl mı? Macaristan maçında “milli bayrağı taşıyan kişi buna nasıl cüret eder?” cümlesi ile “milli bayrağı taşıyan kişiye böyle protesto yapılır mı?” cümlelerindeki aynı söz öbeklerini bulursanız her şey ortaya çıkıyor. Yardım ettim kalın kalın yazdım.

Mevzu kişiler, taraftarlar, protesto şekli falanda değil milliyetçi reflekslerden ibarettir. Kendi çıkarına göre her şeyi yapmaya hazır ve çelişkiler içindeki düşünce akımı milliyetçilik istikrarını korurken Türk spor basını da alt metinde bu istikrarı sürdürmekte. Benim tek arzum o gün Emre’yi yuhlayanlar, terbiyesiz diyenler, milli takıma yakışmıyor, milli takıma alınmasın diyenler, bugün Emre’ye sahip çıkan yazılarıyla ikisini yan yana alıp okusun.

Oktay Derelioğlu gibileri de faşistlik yapmasın. Dün Emre’yi yuhlayanları bugün NTVSPOR’daki programda “Yuhlayanlar Türk değildir” dedi.. En yakın maçta yuhlanması gerekenler listesinde 1 numaraya Oktay Derelioğlu’nu aldım ben..

Kategorisi 1-Futbol, Milli Takımlar, Türkiyeden Futbol0 Yorum

Bundesliga’yla futbol sezonunu açıyoruz: B.V.B. Dortmund-Hamburger SV

Şike operasyonu falan olmasa Türkiye Ligleri de bugün açılacaktı. Neyse ki ve bence iyi ki de açılmadı.. Onun yerine Bundesliga ile dindireceğiz futbola açlığımızı. Güzel başlangıçlarla oturacağız bu yılki futbol sofrasına.

Genellikle Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri oynanan Bundesliga’da ilk maç bu akşam 21.30’da Borussia Dortmund ve Hamburg arasında oynanacak.

Son şampiyon Borussia Dortmund transfer sezonunda Nuri Şahin’i gönderdi Real Madrid’e. Bu sarı siyahlı takım için önemli bir eksik olarak nitelendirilebilir. Çünkü yerine alınan oyuncular Nuri kadar iyi olsalar da henüz takım için o potansiyellerini sergileyecek  durumda değiller. Nuri yerine transfer edilen ne İlkay, ne de Perisic için de tüm sezonu Nuri gibi takıma tam katkıyla tamamlayabilir yorumunu yapmak zor. Ama belirttiğim gibi ikisi de çok iyi oyuncular. Dortmund Nuri dışında efsane oyuncusu Dede ile yolları ayırdı. Onun yerine olmasa da yine onun oynadığı bölgeye Chemnitzer FC’den Chris Löwe’yi alarak Schmelzer’e harika bir alternatif yarattılar ki bu akşam da Schmelzer’in yokluğunda Löwe’yi izleyeceğiz. En önemli eksikse Lucas Barrios tabi ki Dortmund adına. COPA America’da ülkesini temsil eden Barrios turnuvada sakatlandı ve 6 hafta sahalardan uzak. Uzun bir süre sonra Shinji Kagawa’yı sapasağlam ve hazır izleyecek olmak heyecanlandırıyor beni. Dortmunda adına en tehlikeli isim ise bence Mario Götze olur.

Ligde son yıllarda en çok hayalkırıklığı yaratan takım Hamburg geçen sezonu 8. bitirebildi. Bir önceki sezon da 7. sırada kaldığını düşününce Hamburg’da sağlam bir değişikliğe ihtiyaç olduğu görülüyor. Nitekim geçen sezonun ortasında Armin Veh’le yollar ayrılmış ve yerine Michael Oening getirilmişti. Oening de Nistelrooy, Ze Roberto, Mathijsen, Rozenhal, Rost ve Benjamin gibi 30 yaş üstü oyuncularla yolu ayırdı ve kadroda sadece 30-32 yaş aralığında 4 adet oyuncu bıraktı. Hepsinin farklı bölgenin oyuncuları olmaları da takımın bölgesel abilerinin kimler olacağını niteliyor gibi. Bu isimler kaleci Jaroslav Droby, defansta Guy Demel, orta sahada David Jarolim, forvette ise Mladen Petric. En önemli kayıplarının bonservissiz gönderilen Piotr Trochowski olduğunu söyleyelim. Tunay Torun ise Oening düşünmediği diğer isim oldu. Gidenlerin yerini ise potansiyeli yüksek genç oyuncularlda doldurdu Hamburg. Michael Mancienne, GökhanTöre (Chelsea), Per Cijen Skjelbred (Rosenborg), Marcus Berg (PSV) gibi isimler takımın transflerinde göze çarpan isimler. Altyapıdan gelen Daniel Nagy de dikkat çekiyor. Mavi-beyazlıların forvetteki önemli ismi Copa America yorgunu Paolo Guerrero muhtemelen bu akşamki maçta ilk 11’de olmayacak. Fakat turnuvadaki 5 maçta 5 gollük performansıyla sahada olması işleri değiştirebilirdi..  Petric, Jarolim ve Westermann bugün takımlarını ayakta tutmak konusunda sorumluluk alması gereken isimler arasında. Elia sen de yap patlamanı artık be abi..

Muhtemel kadro

Maç öncesi dikkat çeken istatistikler..

  • Dortmunda daha önce şampiyon olduğu sezonların ardından sezon açılış maçlarını kazanamadı. (2 Beraberlik, 1 yenilgi)
  • Son şampiyon Dortmund, geçen sezon sadece Bayer Leverkusen’i ağırladığı sezon açılış maçında iç saha mağlubiyeti (0-2) aldı.
  • İki takım arasında oynanan maçlar Bundesliga tarihinde 309 golle en çok gol atılan mücadeleler oldu. 295 golle W.Bremen-Vfb Stuttgart karşılaşmaları takip ediyor.
  • Dortmund’un ev sahipliğinde oynanan hiç bir mücadele golsüz geçmezken Hamburg son 3 Dortmund deplasmanında golle buluşamadı.
  • Dortmund’un başarılı hocası Jürgen Klopp, Mainz 05 takımını çalıştırdığı dönemde ilk galibiyetini Hamburg’a karşı almıştı.
  • Dortmundan tarihinde kendi sahasında oynadığı maçlarda en çok golü Hamburg’dan (62) yedi.
  • Hamburg’un teknik direktörü Michael Oening Bundesliga tarihinde ilk 8 maçını kazanan tek çalıştırıcı.

 

Kategorisi 1. Bundesliga, Almanya Ligleri, B.V.B Dortmund, Dünyadan Futbol0 Yorum


Takip et // Follow

Açık Radyo – Efektifpas

15 günde bir her pazartesi 19.30'da, 94.9 Açık Radyo'dayız. Duyurularımızı takip etmek için Twitter hesabımızı takip edebilirsiniz...

RadyoEfektifpas

Programlarımızın tüm podcast kayıtları online olarak bulunmasa da dinlemek isteyenler için bir kaç adet program mevcut

Facebook Hayran Sayfası

Ağustos 2011
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Bülent Korkmaz – 3

Tottenham Hotspurs

Nazım Hikmet Ran

HaberVesaire Spor

Video Bug Report

Açılmayan bir video varsa resme tıkla, videonun linkini yolla Teşekkürler...

‘Salvador’ Guti

Johan Cruyff

Arşivler