Archive | Dünyadan Futbol

İsveç 3-1 Brezilya – son gol Schelin’den

26 Nisan 2009’da Brezilya ve İsveç kadın milli takımları arasında oynanan maçı, İsveç 14 dakikada bulduğu 3 golle kazanmıştı.

Kategorisi 0-Özel Dosyalar, 1-Futbol, 6-EfektifpasTV, Dünyadan Futbol, İnceleme0 Yorum

Hope Solo ve Lotta Schelin ile ropörtaj

Kadınlarda Amerika Milli Takımının kalecisi Hope Solo ve İsveç Milli Takımının yıldızı Lotta Schelin… Göteborg’dan eski iki takım arkadaşı… Bu yıl oynanacak kadınlar dünya kupasında grup aşamasında birbirlerine rakip olacaklar. Ev hallerinden, sahadaki oyunlarına dair fikirler edinebileceğimiz video ile onları biraz daha yakından tanıyalım…

Kategorisi 0-Özel Dosyalar, 1-Futbol, 2011-Almanya, 6-EfektifpasTV, A Takım, Dünyadan Futbol, İnceleme, Kadınlar Dünya Kupası, Uluslararası Turnuvalar0 Yorum

Biyonik Golcü – Lotta Schelin

Almanya’da başlayacak Kadınlar Dünya Kupası öncesi blogda yaşanan şenliği farketmişsinizdir. Bu şenlikli durum şampiyona bittikten sonra kalıcı olacak umarım. Şenliğe şağ-şağ (artık nasıl yazılıyorsa =)) katmak gerek. Bu nedenle de şampiyona öncesi elimin-bilgimin yettiği kadarıyla turnuvada izlenmesi dikkat edilmesi gereken isimlerden bahsedeceğim. Önceliğim İsveçli Lotta Schelin’e…

İsveçli yıldız futbolcunun tam adı Charlotta Eva Schelin. İsveç’in Trangsund mevkiinde 27 Şubat 1984 günü dünyaya gelen futbolcunun adı HHğelin (gırtlaklı oluyo H) diye okunuyor (kendi ağzından aldığımız bilgi böyle). Lotta futbol hayatına futbolcu olan ablası Camilla ile birlikte Kallered SK’da başladı. İkisi bir arada Mölnlycke IF’te de forma giydi. Top peşinde koşmaya tam zamanlı olarak başlamadan evvel atletizm, masa tenisi ve snowboard ile de uğraşan Lotta omuriliğinde yaşadığı sakatlık nedeniyle spor yapmaya bir süre ara verdi.

Uzun bir süre fizik tedavi görüp tekrar gücünü kazandıktan sonra 17 yaşında Danimarka Kadınlar Ligi’nde Landvetter FC ile, şimdiki adıyla Kopparbergs/Göteborg FC ile , ilk maçına çıktı. 2001 yılında forma giymeye başladığı takımında ligde henüz 17 yaşındayken 19 maçta attığı 8 golle dikkatleri üstüne çekti. 2002 yılının ağustos ayında tekrar sakatlanan Schelin bu sefer 1,5 yıl boyunca sahalardan uzak kaldı ve ancak 2003 yılının haziran ayında sahalara dönebildi. Bu da aynı yıl İsveç’in ABD’de 2. olduğu Kadınlar Dünya Kupası’nı kaçırmasını beraberinde getirdi. İsveç’te ligler nisan ayında başladığı için 2002 yılında  8 maçta 3 gol attı. Yine ligler ekimde bittiği için de 2003 yılında da oynayabildiği 11 lig maçında 10 gol, 2 kupa maçında da 2 gol attı ve sakatlıkların performansına engel olamadığını kanıtladı.

Milli takım hocasının da ilgi alanına girmekte zorlanmayan Schelin 2004 yılında 16 Mart’ta ilk kez  A takım formasını giydi. Atina’da yapılan Olimpiyat Oyunlarının kadrosunda ve aynı yıl Portekiz’de gerçekleşen Algavre Kupası (uluslararası bir kupadır) kadrosunda kendine yer buldu. Fakat sakatlık belası yine peşini bırakmadı Schelin’in. Bu sefer dizinden ve kasığından uzun süreli sakatlıklar yaşadı.

Sakatlıkların peşini bırakmaması sanki Lotta’yı daha da hırslandırır gibiydi. 2005 yılında kulübüyle çıktığı 33 maçta 22 gol, ertesi sene de yine kulübüyle çıktığı 37 maçta 31 gol 4 asist yaptı. Aynı yıl yapılan Algavre Kupası’nda Milli takımı İsveç 3.’lüğü elde ederken en önemli isim yine o idi. Schelin 2006 yılındaki performansıyla ülkesinde ‘elmas top’ ödülünü kazandı henüz 22 yaşındayken.  Ve ligin en iyi forveti ödülü de ona gitti. Başarılı futbolcu 2007 yılındaki kadınlar dünya şampiyonasında da milli takımının kadrosundaydı.

Aynı yıl ligde oynadığı 22 maçta 26 gol atması, toplamda ise kulüp bazında 30 maçta 29 gole ulaşması artık onu transfer pazarında en ön sıraya taşıdı. Amerikaya transfer söylentileri arasında 2008 yılında 8 maçta 3 gol atan 27 yaşındaki golcü, Fransa Ligi’nde oynamaya karar verdi ve yıllık 1 milyon isveç kronu (160bin dolar) karşılığında Olympique Lyon’a transfer oldu.

Fransız takımıyla üstüste 3 yıl şampiyonluk yaşayan Schelin Wikipedia’ya göre 43 maçta 37 gol atarak takımına önemli bir katkı yaptı. Bunun daha fazla olması muhtemeldir. En son olarak da UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi Finali’nde Turbine Potsdam ile karşılaşan O.Lyon’un önemli ismi takımının kupayı kaldırmasında başrolü oynadı. Şampiyonlar Ligi’nde 9 maçta 9 gol atarak gol krallığında 2. sırada yer aldı.

Kariyeri başarılar ve gollerle dolu Schelin önümüzdeki pazar günü başlayacak Kadınlar Dünya Kupası’nda da takımının en önemli kozu olacak. Hem kadınlar futbolundaki boy ortalamasına göre uzun olan boyu, hem de oyun tarzı olarak vatandaşı Zlatan Inrahimovic’e benzetiliyor Lotta. Haksız bir benzetme de değil. Ancak karakter olarak Zlatan kadar burnu yükseklerde biri değil yıldız oyuncu. İzlemeden geçmeyin Lotta’yı… (video)

Kazandığı Başarılar

  • 56 kez İsveç Milli Takımında forma giydi
  • İsveç Milli Takımında 22 gol attı.
  • 2004 yılında İsveç’in en iyi çıkış yapan futbolcusu
  • 2006’da İsveç’in en iyi kadın futbolcusu ödüllerinden Elmas Top’u kazandı. Yılın en iyi futbolcusu seçildi. İsveç Premier Ligi’nde şampiyonluk elde etti. Ligde en değerli oyuncu ödülüne layık görüldü.
  • 2007 FIFA Kadınlar Dünya Kupası’nda forma giydi.
  • 2007 İsveç Kadınlar Ligi’nde 26 gol attı.
  • 2008 Olimpiyat Oyunları’nda İsveç Milli Takımı forması giydi.

 

Kategorisi 0-Özel Dosyalar, 1-Futbol, 2011-Almanya, A Takım, Dünyadan Futbol, İnceleme, Kadınlar Dünya Kupası, Uluslararası Turnuvalar0 Yorum

En iyi 10 Panenka penaltısı

Antonin Panenka o meşhur penaltısını atalı 35 yıl olmuş. Meksikalı yayın kurulusu Teleespectator da en iyi 10 panenka penaltisini secmis… Tabi ki Güney Amerika esintili olmuş biraz…

Kategorisi 1-Futbol, 6-EfektifpasTV, Dünyadan Futbol0 Yorum

Bir Galler takımı İngilizler’i temsil edebilir mi?

İngiliz Futbol Federasyonu Cardiff’in UEFA Kupası’na katılma hakkını onayladı. Sonuç, UEFA’nın kararına kaldı. (MedyaKronik/HaberVesaire/25.04.2008)

İngiltere’nin en prestijli kupalarından Federasyon kupasında bu sezon bir çok süpriz yaşandı. Son dört takım arasına sadece bir tek Premier Lig ekibi girebilirken, diğer takımlar ise Premier Ligin bir alt ligi olan Championship’tendi.

Yarı final karşılaşmalarından galip gelen iki takımdan biri West Bromwich Albion’ı eleyen Premier Lig ekibi Portsmouth, diğeri de Liverpool ve Chelsea’yi eleyip büyük bir sürprize imza atan Barnsley takımını eleyen Cardiff City oldu.

Geçtiğimiz yıl Federasyon kupası finalini Manchester United ve Chelsea’nin oynamasının ardından bu seneki final, futbol açısından biraz sönük geçecek gibi görünüyor. Ancak bu yılki final de farklı yönleriyle öne çıkıyor.

Daha önce 1927 yılında kupayı kazabilen Cardiff’in, 81 yıl sonra finale çıkması taraftarlar arasında büyük bir sevince yol açsa da, İngiltere Futbol Federasyonu ve UEFA’yı çok farklı tartışmalara itti.

Kurallara göre kupayı kazanan takım gelecek sezon doğrudan UEFA kupası’nda oynama hakkını kazanıyor. Kupayı kazanamayan takım ise eğer kupayı kazanan takım Premier Lig’de bulunduğu sıralama sayesinde UEFA Kupasına katılmaya hak kazanmışsa, geçtiğimiz sezon Erciyesspor’da olduğu gibi kupaya katılma hakkını elde ediyor.

Kupayı kazanmaları durumunda Avrupa kupalarında oynamayı hak eden takım, Galler takımı olduğu için bu iki hakka da sahip olamıyor. Çünkü Galler takımları ancak kendi şampiyonalarında başarı elde etmeleri halinde Avrupa kupalarında mücadele etmeye hak kazanabiliyor. İngiltere Futbol Federasyonu’na kayıtlı olan Cardiff, UEFA Kupasında oynayabilmek için çoktan harekete geçip itirazlarını Federasyon’a ve UEFA’ya iletti.

İngiliz Federasyonu’ndan olumlu yanıt alan Kulüp, gelecek sezon Avrupa kupalarına katılabilme konusunda ümitli. Emsal oluşturan örnekleri ise çok tanıdık. Monako Prensliği’nin takımı olan Monaco Kulübü yıllardır Fransa Ligi’nden Avrupa kupalarına katılıp başarılar kazanıyor.

İngiliz Futbol Federasyonu UEFA kupalarında oynayabilme hakkını Cardiff’e verirken bunun karşılığında seremonide Galler milli marşının çalınması konusunda baskı yapmamasını istiyor. Galler Spor Bakanı Rhodri Glyn Futbol Federasyonu’nun kendi milli marşlarını çalmasını istese de Cardiff Teknik Direktörü, bu kupanın finalinde Wembley Stadyumu’nda olma onurunun yeterli olduğunu düşünüyor.

Cardiff City takımının UEFA Kupası’na katılması konusundaki kararını önümüzdeki günlerde verecek olan UEFA yetkilileri, Cardiff’in Federasyon Kupası’nı kazanmasına rağmen Avrupa kupalarına katılamamasının çok üzücü olacağını düşünüyor. Yani UEFA Başkanı Michel Platini de Cardiff City takımından yana…

Taraftar forumlarında ise konu farklı açılardan değerlendiriliyor. İngiliz taraftarlar Galler’in bir takımının Avrupa kupalarında bir İngiliz takımının yerini alıp İngiltere’yi temsil edecek olmasını kabul etmiyorlar. Galler’in bir takımına kendi liginde yer veren İngilizlerin böyle bir ihtimali hesaplamadığı da buradan anlaşılıyor.

Futbolun beşiği İngiltere’nin Futbol Federasyonu bu konuda biraz çuvallamış gibi görünüyor. Tek maçlı eleme sisteminin sürprizler yaratması için uygulandığı açık. Ama bu kadar da sürpriz olabileceğini kim bilebilirdi ki?

17 Mayıs’ta oynanacak finalde Cardiff’in kupayı alması durumunda futbol ve federasyonlar bundan nasıl etkilenecek izleyip göreceğiz.

Kategorisi 0-Özel Dosyalar, 1-Futbol, İnceleme, İngiltere Ligleri0 Yorum

Rakip Chelsea

Bu sezon tüm Avrupa’yı şaşırtan Fenerbahçe, bu maçlarda da şaşırtmaya aday. (MedyaKronik/HaberVesaire/14.03.2008)

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali’nde eşleştiği Chelsea ile bugüne kadar hiç karşılaşmadı. Kuruluşundan bu yana maçlarını 42,055 kapasiteli Stamford Bridge’de oynayan Chelsea, 2004-2005 sezonundan itibaren bu statta oynadığı 118 maçta -ikisi Liverpool, biri Barcelona’dan olmak üzere- sadece üç mağlubiyet aldı. Bu açıdan bakıldığında Fenerbahçe’nin Londra’daki maçta işi çok zor. Az gol yeme özelliğine de sahip takım, bu yıl Premier Lig’de bu statta oynadığı maçlarda dokuz yedi. Şampiyonlar Ligi’nde grup maçlarında kendi evinde oynadığı maçlarda yediği tek gol ise Norveç ekibi Rosenborg’dan geldi. Avrupa’nın güçlü ekipleri içinde ismi çok geçmeyen bir takımdan gol yiyebilmesi, Fenerbahçe için bir umut olabilir. Fenerbahçe’nin umudunu arttıran ikinci bir neden ise, Chelsea’ye grup maçlarında gol atamayan hemen tüm takımların, bu sezon istikrarsız performans göstermesi.

Hızlı oynamak şart

Kalesinde Avrupa’nın en iyilerinden Petr Cech bulunan Chelsea’nin defasında John Terry, Ricardo Carvalho, Alex, Ashley Cole, Juliano Belletti gibi çok önemli oyuncular yer alıyor. Özellikle Terry ve Carvalho’nun uyumu takımın yediği gol sayısındaki en önemli etken. Hızlı ve oyun görüşü çok iyi olan bu ikili, birebir mücadelelerde sert ve etkili defanslarıyla rakip forvetleri yıldırıyor. Bu ikilinin karşısında ayakta kalkmak gerekecektir. Ya da akıllıca davranıp, ceza sahasına yakın bölgelerde serbest vuruş kazanılmalı. Bunu yapabilmenin ilk şartı ise hızlı oynayabilmek. En son, Vestel Manisa maçında hızlı atak yapabileceğini gösteren Fenerbahçe’nin karşısında bu sefer, 24 milyon sterlin ettiğine kendisi bile inanmayan Ganalı yıldız Michael Essien, John Obi Mikel ve son maçta Derby County’ye karşı takımının altı golünün dördünü atıp, bu sezonki en yüksek performansına ulaşan Frank Lampard var. Aurelio, Selçuk, Uğur Boral’lı orta sahanın bu isimler karşısında hataya düşmeleri çok ağır cezalandırılabilir.

Destekçi forvetlere dikkat

Forvet hattında Fildişi Sahilli, “Kara İnci”’ Didier Drogba, Ukraynalı Shevchenko ve eski bir Fenerbahçeli olan Nicolas Anelka var. Oynaması durumunda Drogba’nın karşısında ayakta dimdik durabilmek gerekecek. Dünyanın, fizik kuvvetini en iyi kullanan golcülerden Drogba, uzaktan, sert ve beklenmedik şutlarıyla Volkan’ı avlayabilir. Sevilla maçından sonra bunu deneyeceklerinden şüpheniz olmasın. Topla hareketli ve hızlı olan diğer iki forvet iiçin büyük boşluklar bırakmak da golle cezalandırılacaktır. Anelka’nın bu konuda neler yapabileceğini çok iyi biliyoruz. Shevchenko’nun ise Fenerbahçe’ye karşı Milan’da oynadığı maçları hatırlamak yeterli. En tehlikeli atak organizasyonlarını kanatlardan, destekçi forvetleriyle geliştiren Chelsea’de Joe Cole, Salomon Kalou ve bu sezon iyi bir çıkış yakalayan Shaun Wright Phillips’e dikkat edilmeli. Gökhan Gönül ve Vederson’un Sevilla maçlarındaki performansları bu konuda bizi olumlu düşüncelere itiyor. Roberto Carlos oynarsa, sol kanatta daha güvenli durabilir Fenerbahçe. Ayrıca kanatlardan gelişecek hızlı ataklarda ön direğe kesilecek sert ortalarda, Edu’ya dikkat!Bu sezonki performansıyla tüm Avrupa’yı şaşırtan Fenerbahçe, bu maçlarda da şaşırtmaya aday. Ümitlenecek çok şeyleri var. Güzel ve ayağa top oynamaları takımın artısı iken yavaş oynamaları dezavantaj.

Beşiktaş’ın 2003’te Stamford Bridge’de Sergen’in attığı gollerle kazandığı maç, Chelsea’nin üzerinde hâlâ geçerli bir baskı oluşturma ihtimalini de göz ardı etmemek lazım. İlginç bir tesadüfle Chelsea de, tıpkı Sevilla gibi 1905’te kurulmuş. Fenerbahçe’nin bu yılda kurulup, Avrupa’da kupa kazanan ekiplere karşı bir üstünlük sağladığını düşünürsek, bu takımlarla aynı kadere sahip olan Chelsea’yi yenmek çok da uzakta görünmüyor. Bol şans Fenerbahçe.

Kategorisi 0-Özel Dosyalar, 1-Futbol, 2007/08, Chelsea, Dünyadan Futbol, Erkekler Şampiyonlar Ligi, Fenerbahçe, İnceleme, İngiltere Ligleri, Premier Lig, Şampiyonlar Ligi, Spor Toto Süper Lig, Türkiyeden Futbol0 Yorum

Takip et // Follow

Açık Radyo – Efektifpas

15 günde bir her pazartesi 19.30'da, 94.9 Açık Radyo'dayız. Duyurularımızı takip etmek için Twitter hesabımızı takip edebilirsiniz...

RadyoEfektifpas

Programlarımızın tüm podcast kayıtları online olarak bulunmasa da dinlemek isteyenler için bir kaç adet program mevcut

Facebook Hayran Sayfası

Eylül 2017
P S Ç P C C P
« Eyl    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Bülent Korkmaz – 3

Tottenham Hotspurs

Nazım Hikmet Ran

HaberVesaire Spor

Video Bug Report

Açılmayan bir video varsa resme tıkla, videonun linkini yolla Teşekkürler...

‘Salvador’ Guti

Johan Cruyff

Arşivler