Etiketler | "Çek Cumhuriyeti"

Çek Cumhuriyeti 1-2 Özbekistan U-17 (goller-video)


Kategorisi 1-Futbol, 17 Yaş altı, 2011 Meksika, 6-EfektifpasTV, Dünya Kupası, Erkekler Dünya Kupası, Uluslararası TurnuvalarYorum (0)

Bana futbolu sevdiren maç


Bu maçı hatırlar mısınız? Pek sanmam. Herkes o aralar Almanya’ya, İtalya’ya, Bulgaristan’a, İngiltere’ye, Romanya’ya bakardı. Gerisi teferruattı. Fakat bu maç o turnuvanın en ilginç maçıdır. O turnuva Euro ’96’dır. Hani bizim de gidip sıfır çektiğimiz turnuva.

Günlerden 19 Temmuz 1996. Ben salonda televizyonun dibindeyim. Gol oldukça şaşırıyorum. En şaşırdığım gol de, onradan Fenerbahçe’ye gelecek ve İlker Yasin’in hiçbir zaman adını doğru söyleyemeyeceği Beschasthnyk’in ayağından gelmişti. Arif Erdem’in Manchester United’a attığı gol gibidir o gol. Pavel Kuka’nın attığı golün şahaneliği de uzaktan gelen pastandır. İki takımın altın jenerasyonlarıyla sahadaydı. O günkü oyuncular ulusal takımlarını 10-15 yıl boyunca taşıdılar. Zira o günün genç ismi Nedved futbolu yeni bıraktı. Ayrıca Çek Cumuhriyeti de EURO ’96’nın finalindeydi. Finali kaybetse de gönüllerin şampiyonuydu. Bana futbolu sevdiren ve asla pes etmemeyi öğreten maçlardan biridir. Hatırlayın, hatırlatın bu maçı. Şahanedir..

Çek Cumhuriyeti kadrosu

Maç detayı

Kategorisi GenelYorum (0)

Çek bi hazırlık*


TÜRKİYE – ÇEK CUMHURİYETİ 22.05.2010 @ Red Bull Arena

Volkan Demirel-Sabri Sarıoğlu-Servet Çetin-Emre Aşık (Gökhan Zan)-Çağlar Birinci-Volkan Şen-Emre Belözoğlu-Okan Buruk (Selçuk Şahin)-Arda TuranHalil Altıntop-Nihat Kahveci

TÜRKİYE – ÇEK CUMHURİYETİ 15.06.2008 @ Stade de Geneva

Volkan Demirel-Hamit Altıntop-Emre Güngör-Servet Çetin-Hakan Balta-Mehmet Topal-Mehmet Aurélio-Arda Turan-Tuncay Şanlı-Nihat Kahveci-Semih Şentürk

semih şentürk
Euro 2008’deki efsanevi maçta forvette yine Nihat vardı. Cech’in koruduğu Çek Cumhuriyeti kalesini yıkmıştık Nihat’la ve Semih’le…  (edit @ 23.05.2010 o maçta semih değil golü atan ardaymış… olsun Semih de iyiydi o gün… =)) Semih’i biraz evvel ısınma turlarında görünce keşke forvette o başlasaydı da maça (psikolojik olarak) 1-0 önde başlardık diye düşündüm… Halil’e gıcığımdan değil, nostalji sevdamdan… He bir de Çek kalesinde yine Petr Cech var… o günkü maç yazısı da burada (edit @ 23.05.2010 00:42 o günkü değilmiş ama olsun okuyun iyi yazıdır o da =))
*Başlıkta “Çek bi Letonya” manşetine gönderme yapayım dedim… kahrolsun içimdeki nostalji sevdası =)) maç sonrası burdayım…
*************
Birden farklı öneme sahip bir maçtı. Emre Aşık ve Okan Buruk’a güzel bir veda maçı oldu. İkisi de hem Galatasaray’ın hem de Milli Takımın en başarılı yıllarının önemli isimleriydi… İkisi de kişilik olarak çizgilerini hiç bozmadılar. Okan hem Beşiktaş hem de Galatasaray’da, Emre Aşık’sa İstanbul’un üç büyük takımında da forma giydi. Her renkten taraftar da sahadaki sert oyunu dışında onu sevdi. İkisinin de kafasının yarıldığı maçlarda, kafalarına geçirdikleri patates fileleriyle oynadıkları maç sayısı az değildir. Öyle fedakar isimlerdi. Ellerine ayaklarına sağlık yaşattıkları-izlettikleri için…
Genç isimlerin yeni yeni formalarına alışacağı bir maçtı. Volkan Şen’in topu bir kaç kez ayağına dolamasa daha iyi bir maç çıkarabilirdi. Çağlar Birinci hakikaten yıllardı o formayı giyiyormuş gibi, yıllardır uluslararası arenada maçlara çıkıyormuş gibi bir izlenim verdi. Haldun Üstünel ve Adnan Sezgin bu maçı izledilerse yarın imzayı basarlar, formayı verirler bu oyuncuya. Arda’yla uyumları da bu olasılığı güçlendirmekte tabi… He Arda demişken; Rıdvan’ın maç boyu dediği gibi bu çocuk moralliyse onu kimse durduramıyor. Zira attığı gol ve Nihat’a yaptığı asistte bunu kanıtlar nitelikteydi.
Parladığı maçlardan biriydi Cech’i iki kez mağlup ettiği Çek Cumhuriyeti maçı. Cech’i görünce yine dayanamadı ve tekrar etti aynı başarıyı. Nihat iyi ki gol attı. İhtiyacı vardı. Her futbolcunun kariyerinde bir duraklama dönemi olur. Açılması için de bir maç lazımdır. O maç bu maç olsundur inşallah… Beşiktaş’ın da milli takımın ihtiyacı var ona. Gerçi alternatifi de diri bir Necati Ateş olur…
Neyse ona buna dağılmadan; Emre Güngör yine yapmış yapacağını. İzleyemediğim son 15 dakikasında maçın skorun u değiştirmiş. Gökhan Zan’la bir yere kadar gider bu orta ikili ama Servet hala vazgeçilmez isim. Rijkaard ya bir daha düşünsün ya da en az 7 milyon Euro fiyat biçilsin bu adama… Bayern Münich alır belki…
Maçta dikkatimi çeken diğer ayrıntı ise Selçuk’un Kazım’ı kaçırdığı 2 pozisyon vardı ki… Sevilla maçında yaptığı hataladan sonr dibe vuran oyuncu sanki aynı kişi değildi… Kazım da akıllansa bile benim gözümde-düşücemde yeri yok. Oyun içi laubaliliğini çözmesi lazım.
Çek Cumhuriyeti takımı için denecek tek şey var. Sağlam bir jenerasyon yakalayamazlarsa çok çekeceleri var… Önemli olan kazanmaktı. Hazırlık maçlarında yapamadığımızı yaptık ve kazandık. Bu maç ölçü değil elbette ve bence… Önemli olan Dünya Kupası’nda oynayacak olan A.B.D. maçıdır… O maçtaki performans daha belirleyici olur…

Kategorisi GenelYorum (0)

Milan Baros – Galatasaray Gole Doyacak


G.Saray, Kewell ve Meira’dan sonra dünyaca ünlü Çek yıldız Milan Baros’u da renklerine bağlayarak ses getirdi. Daha 27 yaşında olan Baros, kariyeri başarılarla dolu bir futbolcu. Çek Cumhuriyeti Ulusal Takımı’nın da önemli oyuncularından olan Baros, ülkesinde ‘Ostrava’nın Maradona’sı’ lakabıyla anılıyor. (Volkan Ağır-Cumhuriyet Spor Eki Sayı:110 02.09.2008 )

Çek Cumhuriyeti’nin Vigantice bölgesinde 28 Ekim 1981’de dünyaya geldi Milan Baros… Roman kökenli futbolcu, 1998’de futbol hayatına Banik Ostarava’da (Çek Cum.) başladı. Formasını 3.5 yıl giydiği bu takımda 76 maçta 23 gol atan Baros, 2001’de 5 milyon 300 bin Avro karşılığında Liverpool’a transfer oldu. 5 numaralı formayı sırtına geçiren Milan Baros, 2002-03 sezonunda 12 gol kaydetti. 2003-04 sezonunda ise Blackburn Rovers’la deplasmanda yapılan maçta ayak bileği kırılınca yeşil sahalardan 6 ay uzak kaldı.

Portekiz’de düzenlenen Euro 2004, Milan Baros için adeta yeniden doğuş oldu. Geçirdiği ağır sakatlığa karşın ulusal formayla yeniden vitrine çıkan Baros, şampiyonada 5 gol atarak ‘altın ayakkabı’ ödülünü aldı.

Bir sonraki sezon Michael Owen ve Emile Heskey’nin satılıp Djibril Cisse de ağır bir sakatlık geçirince, Rafael Benitez’in en önemli kozu haline geldi ve sezonu 13 golle noktaladı. 2005’te İstanbul’daki Şampiyonlar Ligi finalinde maçın başlama vuruşunu Harry Kewell’la yapan Baros, kupanın kazanılmasında da önemli rol oynadı.

Takımda huzursuz olduğu İngiliz basını tarafından sıkça dile getirilen Milan Baros, 2005’in Ağustos’unda Aston Villa’ya transfer oldu. Bu takımdaki ilk sezonunda 25 lig maçında 8 gol atan Milan Baros; FA Cup’ta 3, Lig Kupası’nda da 1 gol kaydetti. Aston Villa’da 10 numaralı formayı giyen Baros, beklenileni veremeyince taraftarlarca ‘istenmeyen adam’ ilan edildi. 2005-06 sezonuna ‘mutsuz’ giren Çek yıldız, ocak ayı transfer döneminde bir ara Beşiktaş forması da giyen Norveçli yıldız John Carew’le takas edilerek O.Lyon’a geçti. Baros, Aston Villa kariyerini 51 maçtaki 14 golle tamamladı.

Milan Baros, O.Lyon’da oynadığı futboldan çok karıştığı ‘skandal’larla anıldı. O.Lyon’un Rennes’le 18 Nisan 2007’de yaptığı maçta Kamerun doğumlu Stephene Mbia’ya ‘ırkçı’ davranışlarda bulunmakla suçlanan Baros, uzun süre Fransız basınının gündemini işgal etti.

Hız tutkusu da olan Çek futbolcu, Ferrari F430’la Fransa’da hız limiti 130 km. olan otobanda 271 km.’yle (hız rekoru)polis radarına yakalandı. Fransız polisince gözaltına alınan Milan Baros, taksiyle Lyon’a geri gönderilirken arabasına ve ehliyetine de el konuldu.

Baros, 27 Ocak 2008’de ‘ sansasyonel’ O.Lyon kariyerine Premier Lig ekiplerinden Portsmouth’a kiralanarak ara verdi. Sezon sonuna dek Portsmouth formasıyla 16 maça çıkan Milan Baros, hiç gol atamamasına karşın bu takımın Nijeryalı oyuncusu Nwankwo Kanu’yla iyi bir ikili olmuştu. Sonuçta da 2008 İngiltere Federasyon Kupası (FA Cup), bu ikilinin katkısıyla Portsmouth’a geldi.

Çek oyuncunun oynadığı takımlarda 15 golü geçememiş olması akıllarda soru işaretleri yaratabilir. Ancak Baros daha 27 yaşında ve G.Saray’da uzun yıllar forma giyebilecek bir yıldız. Hızıyla rahatlıkla adam geçebiliyor ve savaşan bir yapısı var.

Baros, Liverpool’da 5, Aston Villa’da 10, Olympic Lyon’da 7, Portsmouth’ta da 9 numaralı formaları giymişti. Galatasaray’da gol kralı olduğu Euro 2004’te giydiği 15 numarayla mücadele edecek Baros, Kewell gibi forma numarasının uğruna inanıyor.

Kategorisi GenelYorum (0)


Takip et // Follow

Açık Radyo – Efektifpas

15 günde bir her pazartesi 19.30'da, 94.9 Açık Radyo'dayız. Duyurularımızı takip etmek için Twitter hesabımızı takip edebilirsiniz...

RadyoEfektifpas

Programlarımızın tüm podcast kayıtları online olarak bulunmasa da dinlemek isteyenler için bir kaç adet program mevcut

‘Salvador’ Guti

Johan Cruyff

Arşivler

Bülent Korkmaz – 3

Tottenham Hotspurs

Nazım Hikmet Ran

HaberVesaire Spor

Video Bug Report

Açılmayan bir video varsa resme tıkla, videonun linkini yolla Teşekkürler...

Facebook Hayran Sayfası

Ekim 2022
P S Ç P C C P
« Haz    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31