Etiketler | "Gençlerbirliği"

Kırmızı Kara Burası Ankara – G.Birliği resmi şarkısı


Bu sabah twitter’da Okay Karacan paylaştı bu parçayı. Gençlerbirliği Fuat Çapa’nın yarattığı gurbetçi sempatikliğini yeni parçasıyla devam ettiriyor. Anadolu takımlarının kendine ait bir kültür yaratma konusunda uzun süredir eksik kaldığı yanlardan biri Gençlerbirliği’nin attığı bu adımla yeniden gündeme gelir umarım. Hip Hop sanatçısı Ais Ezhel’in söylediği parçanın Ankara’ya has ritmik bağlama ile tamamlanmış olması günceli yakalama konusunda çok başarılı bir iş olmuş. Her şeyin ötesinde şarkının ordu ve savaş kültürü olan marş gibi olmaması parçaya ayrı ve kendine has ve daha sportif bir hava katmış. Darısı diğer takımların başına.

Parça hakkında bilgi

Ais Ezhel – Kırmızı Kara [2012-2013 Sezonu Gençlerbirliği Resmi Şarkısı]

Yapımda bizlerden desteğini esirgemeyen, emeği geçen tüm taraftarlarımıza teşekkür ederiz.

Beat: Ais Ezhel (Voodoo Records)
Mix: DJ Suppa (Voodoo Records)
Yönetmen: Doğan Tanyer
Yapım: Neverland Film

gurur bu şehre başkente
sadece bir takım değildir yuvadır kaç gence
bir olduk beraber olduk işte yine dimdik
benim kızıl siyah gençlerimin ismi bile birlik
yenimahalle mamak çankaya bütün sokaklar yanyana
odtü cebeci dikmeniyle hep beraber ankara
yankılanır sokaklarda taraftarın sesi
duyar gözetlerken herkesi ankara kalesi
bazen üzer bazen sevindirir sonuçlar bizide
bu aşk sevgiliyle kuğuluparkta oturmak gibi
saldıralım gençler haydi alalım maçları hep
fakat birlik olmamışsak kazanmanın anlamı ne
parlamıştı yıldızımız 1923
doğdu büyüdü gençlerim ve tekiz şimdi bizde güç
bu gece zafer bizim varım çünkü senle herşeye ben
cevap verir bu ses burası neresi dersen eger (hep beraber!)

Kategorisi 6-EfektifpasTV, Spor Toto Süper Lig, Türkiyeden FutbolYorum (0)

Başarı ölçüsü kupa kaldırmak mıdır?


Çok mu abesle iştigaldir bu yaptığım, çok piyasa bir hareket gibi gelse de, hatta bunlar reklam kokan hareketler olsa da naif bi sebeple bunu yaptığımı söylemek istiyorum…

Uzun zamandır bloga yazı yazamadık. (malum sınavlar,iş güç vs.) Ama blog blog gezerken beğeniyle okuduğum flyingdutchman‘in bir yorumuna aklım takıldı. “Aykut Kocaman’ın ne başarısı var kı bu adamı bu kadar büyütüyorsunuz? Bu adam iyiyse Hikmet Karaman,Samet Aybaba teknik direktörlükten anlamıyor olmalarına karşın Türkiye Kupası kaldırmış isimler. Onları yeriyorken, Aykut’un nesini övebiliyoruz? Başarısı nedir? Kupa sayısı ne ki Sepp Herberger muamelesi yapılıyor bu adama? “demiş…

1209

Bir göz attım, bu iki teknik adam kupa kaldırırken ellerinde hangi kadrolar varmış, kimleri eleyip bu başarıları elde etmişler. Kronolojik sıraya göre öncelik 2000-2001’de Gençlerbirliği ile kupayı kaldıran Samet Aybaba’nın.

Gençlerbirliği finale kadar ilerleyip kupayı kaldırdığı sezonda ilk turda ortalıktan yok olmuş Mobellaspor ile karşılaşmış. Ardından pek parlak bir döneminde olmayan Ç.Rize’yi CavCav’ın muhteşem üçlüsünün bir parçası olan Kona’nın iki golüyle geçmiş. Çeyrek finalde ise kendisinden bir sonraki yıl kupayı kaldıracak Kocaelispor’u yenerken Ümit Karan’ın inanılmaz performansı göze batıyor. O yıl Kocaeli’nin kadrosunda Kaan Dobra, Lazarov, Metin Mert, Yordanov gibi yabancıların yanında Nuri Çolak ve Cihan Haspolatlı gibi genç yetenekler de bulunuyordu.

3. Tur /GENÇLERBİRLİĞİ 7-1 MOBELLASPOR A.Ş. (Goller: PHIRI dk. 6, ÜMİT KARAN dk.13,31,38, ANDRE KONA dk. 58, TJANI BABANGIDA dk. 90)

4.Tur / ÇAYKUR RİZESPOR 1-2 GENÇLERBİRLİĞİ (Goller: ANDRE KONA 65.dk(P) ,72)

Çeyrek Final / GENÇLERBİRLİĞİ 4-2 KOCAELİSPOR (Goller:ÜMİT KARAN dk. 50,77,98, ANDRE KONA dk. 110)

56773Yarı Finalde tarihin en enteresan Beşiktaş ile karşılaşmış. Kadrosunda Fevzi Tuncay, Ali Eren, Bayram Bektaş ve İlhan Şahin’i barındıran Siyah Beyazlıların teknik direktörlüğünü yamulmuyorsam Nevio Scala yapıyordu. Gençlerbirliği ise önemli Nijeryalı oyunculardan biri olan Babangida, Thomas Zdebel ve Kone gibi kaliteli yabancıların yanında Ümit Karan, İsmail Güldüren, Tolga Doğantez gibi ileride büyük takım tecrübesi yaşayacak oyuncular kadrodaydı. Penaltılarda kazanılan yarı final maçında Beşiktaş’ın penaltı gollerini Ali Eren ve Mehmet Özdilek atmış. Ayhan’da maçta yedek soyunmuş. Gol geleceğin yıldızı Nihat’tan gelse de penaltılarla eleyebilmiş Beşiktaş’ı.

Yarı Final / BEŞİKTAŞ 1(2)-1(4) GENÇLERBİRLİĞİ (Goller: NİHAT KAHVECİ dk. 66, THOMAS ZDEBEL dk. 78)

Final maçına gelindiğinde artık kendine güveni tam bir Gençlerbirliği takımı Kayseri’de oynanan maçta geriye düşmesine karşın öne geçmeyi başarmış. Ümit Karan’ın yine başrolde olduğu maçta Andersson’un attığı golle beraberliği yakalayan Fenerbahçe’yi uzatmalara kadar durdurmayı başarmış. Penaltılarla kazanılan kupada Fenerbahçe’nin sayıca fazla teknik oyunculara sahip olmasına karşın tek penaltısını Milan Rapajc atmış.

Final / FENERBAHÇE 2(1)-2(4) GENÇLERBİRLİĞİ (Goller: SAMUEL JOHNSON dk. 6, KENNET ANDERSSON dk. 65, MARCEL MBAYO dk.13, ÜMİT KARAN dk. 54)

Fenerbahçe – 1.  RÜŞTÜ REÇBER, 3. OGÜN TEMİZKANOĞLU, 4. MUSTAFA DOĞAN, 6. ZORAN MIRKOVIC, 10. HAİM REVİVO, 11. ELVİR BALİÇ, 17. NICOLA LAZETIC, 18. ABDULLAH ERCAN, 19. KENNET ANDERSSON, 28. SAMUEL JOHNSON, 30. MERT MERİÇ

andre-konadir-umarimGençlerbirliği – 1. PATRİCK NYS, 2. PHIRI ALFRED,3. İSMAİL GÜLDÜREN,4. TOLGA DOĞANTEZ,7. MEHMET ŞİMŞEK,8. THOMAS ZDEBEL, 9. ÜMİT KARAN, 11. ANDRE KONA ,14. BEYHAN SÜMER,17. MARCEL MBAYO, 28. FERDİ TATLI

Aynı Gençlerbirliği takımı o sezonda ligi 46 puanla 10. sırada bitirmiş. 14 galibiyet 4 beraberlik 16 da yenilgi almış. Sonuç olarak, en tehlikeli Gençlerbirliği kadrolarından teknik direktörlüğünü yapan Samet Aybaba Türkiye Kupası’nın tek maçlı eleme sisteminden çok iyi yararlanmayı başarmışsa da aynı performansı ligde gösterememiş. Kupaya odaklanmış canım desek bile 5 maç oynamak için bir takımın başına mı geçti diye sormak gerekir.. Zaten sonrasında da istifa mı etmişti ne… ya da gönderilmişti… Bu muydu başarısı?

Sırada Kocaelispor’un başında Türkiye Kupası’nı 2001/02’de kaldıran Hikmet Karaman’ın bunu nasıl başarmış olduğu var…

3. Tur / KOCAELİSPOR 3-1 TÜRK TELEKOMSPOR  Goller:  (MİLAN TİMKO dk. 13, KWAME AYEW dk. 23,  SERDAR TOPRAKTEPE dk. 79)

4. Tur / KOCAELİSPOR 2-1GENÇLERBİRLİĞİ Goller: (NURİ ÇOLAK dk. 29, KWAME AYEWdk. 35)

Çeyrek Final / ERZURUMSPOR 0-1 KOCAELİSPOR Goller: (AYMAN ABDELAZİZ,dk. 110)

news_manset_resim_r1_hikmetkaraman001Yarı Final karşılaşmasında sezona teknik direktör olarak kimle başladığı meçhul olan Adanaspor’u konuk etmişler. TFF’nin sayfasında 2001-2004 arasında kimin teknik direktör olduğu konusunda bir bilgiye ulaşamadım ama bi ara Rıdvan vardı takımın başında belki de o dönem bu dönemdir. Neyse.. Kadrosunda Metin Mert, Lazarov, Cihan H., Orhan Ak, Ayman, Ayew, Kaan Dobra gibi Türkiye liglerinin en önemli yabancılarını kadrosunda bulunduran Kocaeli daha sonraları ulusal takıma kadar yükselme başarısı gösterecek Necati ve Volkan’lı Adanaspor’u zorlanarak geçebilmiş…

Yarı Final / KOCAELİSPOR 1-0 ADANASPOR Goller: (ZDRAVKO IVANOV LAZAROV,dk. 31)

“Ofensif” futbolun mimarı Arsene Wenger’in yakın arkadaşı olan Hikmet Karaman’ın oyun düşüncesini iyi bir şekilde yansıttığı bir maç gibi görünebilir eğer ki skora bakıp yorum getirirsek. Ama şöle bir hafızaları tazeleyelim bir bakalım maç nasıl geçmiş.. Kocaelispor maçın 44. dakikasında Cihan ile bir gol bulmuş, ikinci yarının hemen başındaysa “Deli” İbrahim ikinci sarı karttan oyun dışı kalmış. Ardından da ikinci golü bulunca yeşil-siyahlı ekibe bir rahatlık çökmüş… Hatırladığım kadarıyla da attıkları son iki golü de Beşiktaş’ın kaybedeceği bir şey olmadığı düşüncesiyle rakip kaleye lazarov_z_20051008_gh_railecek yüklendiği dakikalarda geride verdiği boşlukları değerlendirerek bulmuşlardı. Serdar’ın golü böleydi hatırladığımca.

Final / KOCAELİSPOR 4-0 BEŞİKTAŞ Goller: (CİHAN HASPOLATLI dk. 44, ZDRAVKO LAZAROV dk. 59, KAAN DOBRA dk. 82, SERDAR TOPRAKTEPE dk.83)

Kocaelispor – 77.  AHMET ŞAHİN, 2. FARUK SARMAN, 8. ORHAN AK, 5. NURİ ÇOLAK, 7. KAAN DOBRA, 10. ALEKSANDAR YORDANOV, 11. ZDRAVKO LAZAROV, 13. AHMET ARSLANER, 15. AYMAN ABDELAZİZ, 18. CİHAN HASPOLATLI, 33. CEM SİNAN VERGÜL

Beşiktaş – 1.  THOMAS MYHRE, 3. TAYFUR HAVUTCU, 4. AHMET YILDIRIM, 5. RONALDO GUIARO, 7. ZOUBAIER BAYA, 10. AHMET DURSUN, 17. TAMER TUNA, 18. ERMAN GÜRAÇAR, 19. İBRAHİM ÜZÜLMEZ, 20. TÜMER METİN, 26. İLHAN MANSIZ

Sonuç olarak Hikmet Karaman da teknik direktörlüğünü yapma fırsatı bulduğu bu başarılı kadroyu iyi yönetip kupayı kaldırma başarısı göstermiştir.Ligi ise Samet Aybaba’nın G.Birliği’si gibi ligi ilk 10’da bitirememiş. -15 averajla da o yıl lige veda eden Antalyaspor’dan bir sayı fazla bir gol averajı yapmış. Ayrıca 67 gol yiyip küme düşen Yozgatspor ve 61 gol yiyip yine küme düşen Antalyaspor’dan sonra 60 gol yiyerek ligin en çok gol yiyen takımı sıral1310amasında üçüncülüğü ele geçirmiş… Bu mudur başarılı Hikmet Karaman? O da mı 5 maç için Kocaelispor’un başına geçmiş yani? Kupayı aldıktan sonraki sezon Kocaelispor ligden düşerken temellerini atan Karaman, G.Birliği ve Beşiktaş’tan 5 yedikten sonra kovulmuş…

Sırada yine Samet Aybaba var. Bu sefer Trabzonspor ile kazandığı kupa yolunda neler yaptığını irdeleyelim…

2. Kademe / GAZİANTEP B.Ş. BLD.SPOR 2-4 TRABZONSPOR Goller: (FATİH TEKKE dk. 18,56 , MEHMET YILMAZ dk.30, SELAHATTİN KINALI dk.90)

3. Kademe / TRABZONSPOR 5-2 SIVASSPOR Goller: (MEHMET YILMAZ dk.9,68, FATİH TEKKE dk.12, HANS E.F.SOMERS dk.86, GÖKDENİZ KARADENİZ dk.63)

Çeyrek Final / TRABZONSPOR 7-1 ANKARASPOR Goller: (HANS E.F.SOMERS dk.11,MEHMET YILMAZ dk.14,20,63, ERMAN ÖZGÜR dk.24,44)

ts-3luYarı Finale gelene kadar tam 16 gol atan Trabzonspor, Malatya’yı da gole boğmuş. Özkaynaklarından yararlanmasını başaran bir kulüp olma özelliğine sahip takımın ilk golü günümüzde de kadroda bulunan Tayfun Cora’dan gelmiş. İlk yarı bitmeden atılan golle de skor avatajını ele geçirmenin rahatlığıyla başlanan ikinci yarının ortasında Tekke ile 3. gollerini atıp turu cebe indirmişler. Malatyaspor da o sıra güçlü bir ekibe sahipmiş. Tolga Seyhan, Mert Korkmaz, Hasan Özer, bir Denizlispor efsanesi Timuçin Beyazıt kadroda bulunan kaliteli Türk oyuncular. Yarı Finale gelene kadar da eledikleri arasında adam gibi takım diyebileceğimiz bir tek Galatasaray var.

Yarı Final / MALATYASPOR 0-3 TRABZONSPOR Goller: (TAYFUN CORA dk. 31, MEHMET YILMAZ dk. 42, FATİH TEKKE dk. 64)

O yıl son dörde hiç bir İstanbul takımı kalamamıştı. Buhran dönemlerini yaşayan büyük takımlardan Fenerbahçe daha 2. kademe maçında Konyaspor’a, Galatasaray çeyrek finalde Malatyaspor’a,  Beşiktaş da yine aynı turda efsaneleşen bir kadroya sahip Gençlerbirliği’ne, İlhan Mansız’ın üç gol attığı maçta uzatmalar sonrası 4-3 yenilmişti. Finale çıkıp Trabzonspor’un rakibi olan takım yarı finalde de Ç.Rizespor’u elemiş. Final karşılaşmasında ise yıldızlaşan Gökdeniz’in performansıyla kupayı uzanan Trabzonspor o seneyi 7. bitirmiş. Üstelik bu kadar gol silahı olmasına karşın o yıl lige veda eden Altay’dan 4 gol daha az atmışlar. Ertesi sezon Trabzonspor Şenol Güneş’le aşağıdaki kadro ile Şampiyonluğu kıl payı kaçırmıştı. Ertesi sezon Şenol Güneş’in varlığından bahsettiğimize göre Samet Aybaba yine beş maçlığına geldiği karadeniz ekibiyle yollarını ayırmış…

123452Final / GENÇLERBİRLİĞİ 1-3 TRABZONSPOR Goller: (Mehmet Yılmaz dk. 9, Gökdeniz Karadeniz dk. 31,70)

Gençlerbirliği – 99.GÖKHAN TOKGÖZ, 3. FİLİP DAEMS, 5. EL SAKA, 7. AHMED HASSAN, 8. THOMAS ZDEBEL, 14. ÜMİT BOZKURT, 17. OKAN KOÇ, 25. DENİZ BARIŞ, 26. BÜLENT KARAMAN, 30. SERKAN BALCI, 50. VEYSEL CİHAN

Trabzonspor23.  MICHAEL PETKOVIC, 18. TAYFUN CORA, 24. ERDİNÇ YAVUZ, 16. OUMAR DİENG, 13. EUL YOUNG LEE, 5. HÜSEYİN ÇİMŞİR, 15. MEHMET AURELIO, 8. HANS E.F.SOMERS, 61. GÖKDENİZ KARADENİZ, 9.FATİH TEKKE, 17. MEHMET YILMAZ

SONUÇ: Samet Aybaba ve Hikmet Karaman eğer gerçekten çok iyi teknik direktörler olmuş olsalardı kupayı kazandıkları gibi aynı sezonlarda ligi daha üst sıralarda bitirirlerdi ve gösterdikleri başarının ardından kovulmazlardı. Şu anda Hikmet Karaman işsiz. Samet Aybaba ise taze kan bahanesiyle rotasyon meraklısı yöneticiler sayesinde kendisine tekrar ve tekrar Gençlerbirliği pozisyonunda yer buldu. Takımın başına geçtiğinden beri de tek bir galibiyet bile elde edemedi.

Ellerinde Ümit Karan, Lazarov,Yordanov, Fatih Tekke,Gökdeniz, Aurelio, Mbayo, Kona, Thomas Zdebel gibi yıldızlara sahip olan bu takımlarla, Türkiye Kupası’ndaki tek maçlı eleme sistemiyle başarılı olmamak, kupa kazanamamak çok zordur. Yukarıda saydığımız (Aurelio dahil) yerel oyuncuların da türk futbolunun en önemli isimleri olduğunu hatırlatmak gerek. Biri Rusya şampiyonu, biri UEFA Kupası’nı yabancı bir takımla kaldıran ilk türk oyuncu, Aurelio Euro 2008’in önemli bir parçası, Ümit Karan ise ülkenin en iyi takımlardan birinin kaptanı en tecrübeli golcü, kimilerine göre ise en iyi forveti.

Aykut Kocaman’sa yakalayabildiği altın jenerasyon Mehmet Yozgatlı, Faruk Bayar, Ivalio Petkov,Yordanov, Uche vs. ile 2002-03 sezonuna Fenerbahçe galibiyetiyle başlamıştı. Galatasaray’a ve Beşiktaş’a ise yenilmemiş.  Türkiye news_manset_resim_lx_aykutkocaman003kupasında ise Ankaragücü,Antalya ve Gaziantep’i yenip yarı finale çıktıktan sonra finale çıkma şansını Trabzonspor’a yenilerek kaybetmiş. O dönem yaşadığı maddi zorluklar, duygusal buhranlar olmasaydı onun da, teknik direktörülüğünün ilk yıllarında bir Türkiye Kupası olabilirdi ve belki biz de kendisini daha iyi bir teknik direktör olarak nitelendirebilirdik sanırım.

Aykut Kocaman daha futbolcuyken takım çalıştırmaya başlayan bu iki teknik direktörün, -bence- hasbel kader bulundukları takımların altın jenerasyonlarına denk gelip kupa kazanmaları hiç de başarı sayılmaz. Çünkü başarı sürekli olandır. Bu iki adamın sürekli yaptığı tek şey ise takım değiştirmek başarılı oldukları tek konu bu.

Kategorisi GenelYorum (0)

Season Preview 2008/09: Turkcell Super Lig


The Turkish Super Lig begins on the 23rd August. Before the entertainment starts Inside Futbol casts an eye over how the teams prepared for the new season. (insidefutbol)

Ankaragücü

The team from the capital will continue to be a mid-table team. They have lost their strongest midfielder, Giani Stelian Kirita, a Romanian international, but in bringing in 11 players seems to go some way towards making up for his loss. Buying two tall strikers like Mehmet Yilmaz and Leo Iglesias will help the team to score more goals as both will combine well with their best player, the Brazilian Jaba.

Ex-Ankaragücü defender Hakan Kutlu will celebrate his 28th year at Ankaragücü, and has been the manager of the team since he retired from football in 2007. In his first season with Ankaragücü he led the club to 8th place. With a stronger team this term they will fight for a European place, but the question is can they achieve it? Their U-17 player Abdülkadir Kayali is the youngest player in the squad (born in 1991), and he is ready to shine if he gets the chance to play in the first team. English club Manchester City have already made an enquiry about an availability.

Ankaraspor

When they first gained promotion to the Super Lig, their idealistic but not realistic president stated they would be champions within five years. Last season however they were almost relegated. On the bench they have hired Aykut Kocaman again, he started last season with Ankaraspor but was fired after just eight weeks of the campaign. He is the one of the most young and talented managers in the Super Lig and I have no doubt that he will make Ankaraspor a much better side than they were last season.

Although they have lost important players this has been offset somewhat by the capturing of five important first team players from their rivals. From Besiktas Baki Mercimek and from Mehmet Çakir could help the team up the table. Managing to hold onto strikers De Nigris and Neca makes Ankaraspor a frightening team going forward, and with Swedish international defender Fredrik Risp and Slovakian international goalkeeper Stefan Senecky they are going to be hard to score against. They also have a young Liberian talent Theo Weeks, who could be the surpise of the league.

Antalyaspor

The Turkish Super League seems to be the most trigger-happy league when it comes to firing managers. Last year the Çaykur Rizespor board fired their manager in the very first week of the season after losing 4-0 to Galatasaray. Newly promoted Antalyaspor fired their promotion winning manager a week before the season begun and signed their former boss, Czech Joseph Jarabinsky.

In pre-season they brought in 12 players including ex-Galatasaray player Orhan Ak, Volkan Arslan and national team goalkeeper Ömer Çatkiç from Gaziantepspor. If they are to avoid relegation, (but i personally don’t give them a chance), they will surely owe their survival to the performance of those three arrivals, plus the help of the two Polish defenders Bieniuk and Dziewicki.

Besiktas

One of the favourites to win the title. Even though they have a good team, mistakes in the running of the club could bring them trouble. Pre-season began with a declaration from their most well known ultras -which English fans are familiar with after both Liverpool and Tottenham played in Turkey- “Çarsi”. They declared that they have withdrawn their support for the current regime.On the transfer front the team began by losing talented Ibrahim Kas, who signed for Getafe, Baki Mercimek was released by the club, and after losing two central defenders and Gökhan Zan became out of contract, they had just two defenders left. Brought in to address this were Tuna Üzümcü for free and Udinese defenders Tomas Zapotocny and Tomas Sivok for € 6.950 million.

While Besiktas were at their pre-season camp in Austria, two captains of the team got into a fight. After this fight they were transfer listed and told they would be excluded from the team, but they have already been forgiven and are now part of the team again. This behaviour of the board made every fan upset because it wasn’t the first time that the management of the club had made a decision and then simply reversed it.

To build up a strong defensive structure they also bought left back Anthony Seric from Panathinaikos. But his transfer is still on hold, because they have a Gordon Schieldenfeld problem. They signed him in January for € 1.5 million and after he played just a few games decided to be sell him. However, the Black Eagles are still waiting for him to find a new club but there are still no offers to buy him.

The biggest executive fiasco happened over Fahri Tatan’s transfer. The defensive midfielder sold was to Konyaspor and learned that he has been transferred from an SMS message!

Despite problems they still have perhaps the strongest attacking players in the league. Matias Delgado (chosen as new captain after the fight) will be an important player this season, while Holosko, Bobo and Mert Nobre will be relied upon to score the goals. In the midst of all this chaos they are still bringing players to the club. One of them is Aydin Karabulut, a player who should be watched. If Batuhan uses his chances better we will memorize his name in all the Besiktas games. He was also wanted by Manchester City.

Besiktas could win the title but it doesn’t look so easy for them. I do though believe they could do something in the UEFA Cup.

Bursaspor

They were one of the busiest teams’ in the transfer market this summer, selling 14 players and bringing in 12 new faces. After underachieving last season the board brought in Samet Aybaba as manager. He has won the Turkish Cup with two different teams and his pedigree can’t be questioned.

Losing central defenders Egemen Korkmaz and Ismail Güldüren will push them into the trouble though, because, they couldn’t sign good replacements. However, the signing of ex-Kayserispor goalkeeper Ivankov is one the best pieces of business of the summer. Bursa also brought in experienced Yusuf Simsek. Importantly, Belarusian Maxim Romaschenko can be the difference between being competitive in the Super Lig and not.

Denizlispor

A team which once competed in the UEFA Cup and knocked out French champions Lyon but lost to eventual winners Porto in the 2002-2003 season, will try to stay away from the bottom of the table for this season. They finished last season in 7th place, a real surprise given their limited facilities.

According to the transfermarkt.de they are the lowest market value team in the Super Lig. They lost their important first team players like Yusuf Simsek,Gökhan Güleç and the goalkeeper Souleymanou Hamidou. They will try to stay in the league with their youth and unknown players which looks so hard.

Eskisehirspor

The real Anatolian legend has returned to his home. They were the first team which had pushed to be champions in the early years of the Turkish First League. Between 1968-1974 they finished 2nd three times, and twice in 3rd and 4th position. They are the one of the Anatolian teams who won the Turkish Cup in its early seasons too. Also in the 1970-71 season they made history, knocking out Spanish side Sevilla 3-2 on aggregate. But after all this history they were relegated in 1982 to the second league. Even if they had managed to get promoted to first division for a few seasons they couldn’t have stayed up.

In 2007 with help of the minister of finance they signed ex-national team legend Sergen Yalçin and began to build up a very strong squad. Despite the fact that they made a good start to the season they almost lost their chance to win promotion. They finally managed to book their ticket to the Super Lig in the play-off games. They won their first play-off game after a penalty thriller and in the final they won 2-0.

Like every promoted team in Turkey their board have started to change things. They signed a new coach and 16 players. Amongst those 16 players, Tayfun Türkmen, 21 year-old from the Galatasaray youth academy, Oguz Sabankay and ex-Lille and Besiktas player Souleymane Youla are the flamboyant signings with important Super Lig experience.

Every football fan would like too see Eskisehir in the Super Lig for the next few seasons because of their great stadium and atmosphere, but staying up will be tough enough for them.

Sivasspor

Although they failed their European Dream (lost out in qualifying recently) last season’s Anatolian wrestler is still a danger in the Super Lig. They became successful with a limited bench but this year they bought eight players to strenghten the team. Two of them are important first team players including Cameroonian Herve Tum and left winger Faruk Bayar. Selling Bulgarian Ivan Cvetkov though could be the wrong decision. Also if they could hold onto Ugur Yildirim they will be stronger than last year. Even if they don’t manage to scale the heights reached last season they look a sure bet for the top 5.

Trabzonspor

The big brother of all Anatolian teams had a sensational summer buying more than 20 players. After fininshing in an unsatisfactory place in the league former national team manager Ersun Yanal changed the whole team. While buying so many players, he didn’t forget the future and signed 12 players younger than 23. But signing Gökhan Ünal from Kayserispor could be the best signing of the season. He was wanted by Istanbul’s big teams and there was also interest from Russian clubs. We will see what he is going to do.

They signed Rigobert Song, Egemen Korkmaz and Giray Kaçar for central defence, which was easily their worst position last season. Song could be the key player for them this season. They also signed Belgian Cristian Brüls for the future, but loaned him out to MVV Maastricht immediately.

Flying Guinea winger Ibrahima Yattara was made the new club captain, and this extra responsibility could take his performances onto the next level. Yattara can be a really careless player but Ersun Yanal thinks that the captaincy will improve his behaviour. Although they are the one the biggest teams, in my opinion they are going to be the surprise team of the Super Lig.

Gaziantepspor

Just a few years ago Gaziantepspor was the team most sides were frightened of visiting, but they were almost relegated last season. After changing their president of 12 years they lost their place in the top half of the table.

This summer they lost some important first team players but defenders Bekir Irtegün and Armand Deumi will try to help the team’s position to be secure. Their strongest area is undoubtedly midfield. They have some young and experienced players, and if manager Nurullah Saglam can find a good balance for that area they will push themselves to their limits and find their way back to the top half again.

Having just two strikers will make the task of scoring harder. If they don’t sign another striker their job will be hard.

Hacettepe SK

If there is anybody who follows the Super Lig very closely, they could be surprised with the name of this team and ask “who are they!?” If you look at the whole page you didn’t see the name of the Gençlerbirligi OFTAS. Let me summarise: Hacettepe is a district name in Ankara. In early years of the Turkish first league they were competing but they couldn’t stand against the footballing giants and closed in 1988. Gençlerbirligi OFTAS was the feeder club of Gençlerbirligi, both owned by the same president. The president Ilhan Cavcav bought OFTAS seven years ago and left them as a Super Lig team without changing their name. As you understand OFTAS has changed their name to Hacettepe SK. Everybody in Turkey, especially in Ankara from that district got excited after this exchange.

They have tried to hold onto the players that did so well for them last season but lost their best defender Giray Kaçar. They are an unpretentious hardworking team and I think this will bring them the success they need to stay in the league.

Istanbul Büyüksehir Belediyespor

They enjoyed a great campaign last season starting with a 2-0 victory against Fenerbahçe. With the help loan players from bigger teams they finished the season in 12th position. Succesful young and talented former u-17 manager Abdullah Avci will try to move his team up into the top-half this season. 24 year-old Ibrahim Akin and striker Adriano will be the important players for Istanbul BB. They signed Okan Buruk from Galatasaray and I think he will help the team with his experience gained from the national team and Inter Milan. Replacing the retired Mert Korkmaz with Metin Depe is a good transfer. They didn’t choose to make big changes to their team because they believe in stability and supporting their manager like Hacettepe SK.

Kocaelispor

This team went into the transfer market with grand ambitions this summer, trying to sign Dutch legends Patrick Kluivert and Edgar Davids. In the end they settled with ex-Fenerbahçe and national team player Serhat Akin. From time to time he performed very well at Anderlecht but problems with the manager brought him back to Turkey again. Their other good signings are Bülent Bölükbasi from Gaziantepspor, Serdar Kulbilge from Fenerbahçe, Tolga Seyhan from Trabzonspor and Serbian Nenad Jestrovic form Red Star. Ex-national team goalkeeper Engin Ipekoglu is going to manage the team. He showed the Turkish sports media that he could do good things when he was the manager of Bursaspor. He could bring back the former Turkish Cup winners back to a competitive level over the coming years….if he doesn’t get fired.

Fenerbahçe

They continue to sign world class players as a main part of their transfer policy. But how is it logical to pay €14 million for Daniel Güiza while Ronaldinho costs €21 million? As a part of the European Champions Guiza should continue his excellent form from last season (28 La Liga goals) to prove his is truly worth the huge fee. When Galatasaray hired Karl Heinz Feldkamp Fenerbahce fans were critical of his age, but now their club has hired the 70 year-old Aragones. Firing Zico, who is the most successful manager in Fenerbahçe’s history in Europe, seems to be a strange move, but that is a tradition of Fenerbahçe. If you can’t win the title, what ever you do, you will be shown the door.

It wasn’t so hard to implement Aragones’s football mentality for the Spanish national team because most of them were playing as Aragones wants at their clubs. Fast, to feet and surging into the area. But Fenerbahçe’s last five years is related to Alex De Souza. To make him a first team player every manager changed the style of to play with one striker. But Aragones is trying to manage the team how he managed Spain, which looks so hard for Fenerbahçe I think. The strongest part of Spain was the midfield position and Marcos Senna was the key player here. Mehmet Aurelio could have been the Marcos Senna for Aragones, but Fenerbahçe didn’t renew his contract and lost him for free, and are now still trying to fill his position.

According to speculation Marcos Senna could be a Fenerbahçe player soon. We will see. Signing ex-Galatasaray youth player Emre Belözoglu became the one of the most sensational transfers of the summer, simply because when he was playing for clubs outside Turkey he always said that he would only play for Galatasaray if he returned. Emre though chose the money of Fenerbahce and Galatasaray fans were furious.

Even if it looks like they have a strong first eleven their bench is not good enough. There is no experienced goalkeeper behind Volkan Demirel, and also no experienced defenders behind Edu and Lugano. If one them gets injured or suspened Fenerbahçe will be in real trouble.

The European Championships come-back goal-king Semih Sentürk will be the most important player in the team, and will have to perform if the Canaries are to win the title.

Konyaspor

Former U-21 manager Rasit Çetiner has built up a new team, buying 15 and selling 10 players after an unsuccessful season. The players they signed are experienced Super Lig players, including Erhan Albayrak, Ismail Güldüren, Cihan Haspolatli, Fatih Egedik, Sener Askaroglu, and Fahri Tatan. They have a quality squad but if the new signings don’t gel quickly and the squad doesn’t find harmony they could be in a big trouble this season again.

Kayserispor

Maybe they are the team most ready for the new season. Amongst the transfers they made were two highly rated players who were playing for Wigan Athletic before the end of the last season. Signing Julius Aghahowa and Salomon Olembe from the English Premier League is a really big thing for an Anatolian team. These transfers will help the fans to forget Ivankov’s and Gökhan Ünal’s departure. They brought in a replacement number one in the form of Souleymane Hamidou and also loaned Milan Purovic from Sporting Lisbon. Another coming in was U-21 talent Eren Güngör from Altay. He is a player who should work well with youth midfield player Abdullah Eren. After Gökhan Ünal’s departure all responsibilities are on Mehmet Topuz’s shoulders, but he must not try to do everything on the pitch.

Kayserispor will be more successful than last season and I’m sure they are going to make a name for themselves in the group stages of the UEFA Cup.

Gençlerbirligi

Another team that suffered last season through firing their manager so easily. That was the reason they finished in 15th even though they had a strong team. If they can keep faith with manager Mesut Bakkal, who likes to play pressing football, they could push for one of the European places.

Losing powerful attackers Mehmet Çakir and Nigerian international Isaac Promise could not be a easy thing for any team, but the president is one of the best spotters of talent there is. He is the one who brought Geremi Njitap to the football scene. After Isaac’s departure, they signed 21 year-old Australian Bruce Djite as a replacement. For Çakir’s place they snapped up Hertha Berlin’s Bilal Çubukçu. Their defence looks their strongest position. Chilean goalkeeper Nicolas Peric is going to wear a kit reminiscent of Spider-man in matches according to the sport agencies. Watching this team is going to be very interesting.

Galatasaray

We left the last year’s deserved winner to the end. As in previous seasons, a young and hungry team is still ready for success. The squad has been strengthened with Italian goalkeeper Morgan De Sanctis, Champions League winner Harry “Potter” Kewell and Bundesliga winning captain of Stuttgart Fernando Meira. If you compare the careers of these three players with the transfers of their rivals, Galatasaray will once again be top of the tree.Galatasaray probably made the best transfers in Turkey, because there is no player, who has played two Champions League Finals in Turkey except Roberto Carlos. In my opinion though I think the best transfer Galatasaray made was holding onto Arda Turan. He showed that he is a world class talent at Euro 2008, and he will be the team’s most dangerous player this season.

Fernando Meira will cover the loss of Rigobert Song and play alongside Servet Çetin. Meria’s ability to dictate the game from defence will add more power to the team. Harry Kewell’s one goal and one assist in the Turkish Super Cup has put Lincoln’s nose out of joint. He is still searching for the form of his Schalke days, and will have to work harder to claim a place in the first eleven.

Having Shabani Nonda and Ümit Karan as a strikers is such a good thing, but is not enough because if they are both injured or suspened at the same time. This could be a weakness for Galatasaray because there is no other strong striker in the squad. Also the team needs another right back because there is only one Sabri Sarioglu.

Hiring Michael Skibbe is a very smart move to try get consistency from Lincoln and the other young players. Everybody knows that he works very well with youth players,but at a big team like Galatasaray you should be successful besides bringing through youth players. If Skibbe continues to manage the team without making any big changes from last season his path to success will be easier.

Kategorisi GenelYorum (1)

“Hamamönü doğumlu biri olarak Hacettepe adı bile adrenalin yaptı bende”


Gençlerbirliği Oftaşspor’un Hacettepe ismini alması, Türkiye’de bildiğimiz, alıştığımız kayırmacı kulüp birleşmelerine benzemiyor. (MedyaKronik)

Gençlerbirliği Oftaşspor yılların eskitemediği futbol adamı İlhan Cavcav’ın uzun süreli bir projesi. Gençlerbirliği’nin başkanı Cavcav’ın kulüp ve futbol takımı yönetme becerisi, Kamerun’dan futbolcu alıp Real Madrid’e satmasından anlaşılabilir. Altyapı tesislerini de avrupa standartlarına çıkartan Cavcav’ın daha fazla genç yetenek yetiştirmek için yedi sene öncesinden başladığı bir proje’nin son aşaması Gençlerbirliği Oftaşspor.

Yedi yıl önce 3. ligde mücadele eden Asaşspor kulübün kapısına kilit vurulma aşamasına gelince İlhan Cavcav tarafından o zamanın parasıyla 75 milyar liraya satın alındı. Cavcav, kulübün isminin önüne Gençlerbirliği markasını ekledi. Bu takım 2006/2007 sezonunda Birinci Lig’e (o zamanki adıyla Türk Telekom Birinci Ligi) çıkınca, Asaşspor ismi bu kez de Oftaşspor olarak değişti.

Oftaşspor, Gençlerbirliği kulübünün bünyesine girdiğinden beri bir pilot takım olarak görüldü. “Alkaralar”da şans bulamayan gençler, bu takımda forma şansı buldu. Ve takım, Birinci Lig’e çıkmasının bir sezon ardından, Turkcell Süper Lig’e çıkma başarısını gösterdi.

Böylece –birisi onursal olmak üzere- İlhan Cavcav’ın başkanı olduğu iki ayrı Gençlerbirliği, Türkiye’nin en üst düzey futbol liginde bir araya geldi. Elbette bu, alışılageldik bir durum değildi. Tartışmaları da beraberinde getirdi. Cavcav’ın lokomotif kulübü Gençlerbirliği’ne “kıyak geçebilir”di Oftaşspor. Ancak tam tersi oldu. İki takım dört defa karşılaştı. Oftaşspor hiç mağlubiyet almadı ve sezonu Gençlerbirliği’nin üzerinde bitirdi.

Gençlere şans tanımak üzere “projelendirilen” takım fazlasıyla başarılı olmuştu, ki defansın vazgeçilmez isimlerinden Giray Kaçar hem milli takıma seçildi, hem de Trabzonspor’a transfer oldu. Dört Ankara takımının arasında da en iyi futbolu oynayan Oftaşspor oldu. Ancak bir eksikleri vardı. Zaman zaman bedavaya izleme fırsatı verilen takımın maçları dolmuyordu. Türk futbolunun gediklisi olmuş Cavcav bu sorunu halletmek için de bence mantıklı ama eleştiriye açık bir hamle yaptı.

Ankara’nın en eski semti Hacettepe’nin spor klübü, semtin gençleri tarafından kurulup üst üste başarılarla Ankara 1. Ligi’ne çıkmıştı. Artık yerinde yeller esen bu ligde de başarılı oldu ve Türkiye Birinci Ligi’ne çıkmaya hak kazandı. Ancak burada aynı başarıyı tekrarlayamadı. 1968 sezonundan sonra sürekli küme düştü. 1988 yılında (Ankara’ya elini attığından beri susuzluktan kurutan) dönemin Keçiören Belediye Başkanı Melih Gökçek, Hacettepe’yi de “kuruttu”. İki semtin takımını birleştirip Keçiörengücü yaptı ve böylece Hacettepe tarihe karıştı.

Geçtiğimiz sezon biter bitmez, ligden düşen Kasımpaşaspor’un, İstanbul Büyükşehir Belediye Spor ile birleştirileceği haberi gündeme gelmişti. Bu “bomba” haber balon çıktı çünkü birleşme gerçekleşmedi. Doğrusu, iktidara yakın bu iki klubün birleşme ihtimali bile, tüylerimi diken diken etmeye yeterliydi.

Birleşme fikrine, en masum tarafından bakıldığında bile, alnının teriyle ligde kalmayı haketmiş futbolcuların durumu ne olacaktı? Üstelik ülkenin gelecek vaad eden teknik direktörünü Abdullah Avcı’nın oturtmaya çalıştığı istikrarlı sistemi yerle bir edecek bir durumdu bu.

Kasımpaşaspor düşürülmeyip, gelecek sezon Süper Lig’de mücadele etse ve yine küme düşseydi, yine siyaseti işe karıştırıp Kasımpaşaspor’u ligde tutacaklar mıydı? Peki böyle bir Kasımpaşaspor’a semt sakinlerinin bakışı nasıl olacaktı?

Evet, bomba balon çıktı. Yıllarca siyasetin spordan elini çekmesi için yazan medya, görünen o ki bu birleşme yalanını uydurdu.

Benzer düşüncelerle yapılan birleşmelere, değişmelere kesinlikle karşıyım. Zamanında birinci lige çıkan Kayseri Erciyes’in, Kayserispor olmasına da hâlâ alışamadım. Ancak Hacettepe ve GB Oftaşspor’u bir araya getiren bu son birleşmeyi destekliyorum.

İlhan Cavcav kapanmaya yüz tutan kulübü himayesine aldı ve ona kendi ayakları üstünde durabilecek bir yapı kazandırdı. Şimdi ona güzel anılarla hatırlanan, Ankara’nın en eski semt takımlarından birinin adını verdi. Şu anda borcu olmayan yegane kulübümüz Gençlerbirliği’nin yönetim sistemi Hacettepe Spor Kulübü’nde de mevcut.

Ayrıca Türkiye’nin en büyük üniversitelerden birinin adını taşıdığı için, hem semt hem de öğrenciler tarafından benimsenip fazlasıyla desteklenen bir takım olma ihtimali de var. Hacettepe’nin efsane dönemlerine şahit olmuş futbolseverleri tekrar yeşil sahalara çekebilir bu değişim. Hayırlı olsun.

Bir taraftar yorumu
(Tribün Dergi‘ye yazan, Colpa Deo takma isimli yorumcu)

Valla Hamamönü doğumlu biri olarak Hacettepe’nin adı bile adrenalin yaptı bende. Ama bu Ankaragücümüze ihanet edeceğiz anlamına gelmez. Zaten Ankara’da Ankaraspor dışında herhangi bir takımı desteklemek Ankaragüçlüler için ihanet olarak algılanmamıştır. 1965-1968 yılları arasında babamın işlettiği Hergele Meydanı’ndaki (şimdiki İtfaiye Meydanı) kahvede toplanan Hacettepe taraftarlarının fotoğrafları hâlâ duruyor babamın albümlerinde. Bu yüzden sanki tarih canlanacak gibi ama içimden de bir his Hacettepe adı geri gelir de o ünlü “Hacettepe ruhu” döner mi diye beni sorguluyor. Semt olarak Hacettepe, Hamamönü, Cebeci ve Abidinpaşa’ya kadar olan yerlere hitap edebilir. Ordaki profil potansiyel olarak “Hacettepe ruhu”nu yaşatmaya yeter. Bir de maçlarını 2008/2009 sezonunda Cebeci Stadı’nda oynarsa Ankaragücü’nün tabanından çok seyirci çalacağını tahmin ediyorum.

Kategorisi GenelYorum (0)

Top 10 Super Lig Signings 2007/08


(insidefutbol)

1. Servet Cetin (Galatasaray) The important part of a team is the duo in the middle of the defence. After the Song – Tomas partnership fell apart Galatasaray bought Servet as cover. When he signed everyone thought that he could not cover the place of Stjepan Tomas because it is a hard thing to return from an Anatolian team to one of the big Istanbul clubs. But at Sivasspor, where Servet played before Galatasaray, he improved himself and with this performance , he returned to the national team too. The 27 year-old played 33 games in the league, 11 games for the national team and 10 games in Europe. Servet was surely one of the most consistent players in the Super Lig.

2. Roberto Carlos (Fenerbahce) Roberto Carlos needs no introduction and nobody in Turkey really thought that he would transfer to Fenerbahçe. Carlos could well have remained in Madrid, but he wished to fulfil a childhood dream and play for a team coached by his idol Zico. Despite being 35 years old, Roberto Carlos often changed games just by his presence. His experience was also a big factor in helping Fenerbahce to get so far in the Champions League.

3. Gökhan Gönül (Fenerbahçe) Gökhan Gönül is a product of the famous Gençlerbirliği youth factory. Fenerbahce are a team who like to transfer young players and develop them into household names, Gökhan Gönül is going to be one of them. When Gençlerbirliği OFTAŞ gained promotion to the Super Lig, Gönül was a huge part of this. At first he couldn’t get a game for Fenerbahce, but Zico gave him a chance in one match, and he never gave his jersey back. He played 24 times in the Turkcell Super Lig and 10 in Europe. With his growing performances, big clubs like Milan,Tottenham and Real Madrid have shown an interest in him and he has also graduated to the national team.

4. Mile Sterjovski (Gençlerbirliği OFTAŞ) The Australian international who joined Gençlerbirliği Oftaş from Basel of Switzerland, was a surprising signing, and one that really went unnoticed by a lot of people. He played 14 games for the team, scored 3 goals and made 4 assists. Sterjovski arrived in Turkey on a free transfer and in the mid-season break he was sold to Derby County for €400,000 – a glorious transfer for the Anatolian Team.

5. Rodrigo Tello (Beşiktaş)
Beşiktaş fans expected another big name to go alongside Ricardinho and Matias Delgado. This Chilean player hasn’t got a big name like them but he produced better and more consistently good performances than either of them. With his pace, banana crosses and free-kick shots, he became a favourite of the Beşiktaş fans. The fact that he cost the club nothing makes him an even better signing. He played 37 games for his team, scored 6 goals and made 11 assists. His goal against Marseille from a free-kick was unforgettable, a firm contender for strike of the season.

6. Barış Ozbek (Galatasaray) (also) This player was snapped up from Rot-Weiss Essen, from the third tier of German football. With Karl-Heinz Feldkamp’s advice he came to the Galatasaray. In friendly games before the season Ozbek showed that he had great potential. His big advantage was “Kalli” (Feldkamp), who is never afraid to give chances to young players. It wasn’t long before the Galatasaray fans believed in him just as much as “Kalli” and his hard shots from long range, pinpoint crosses and defensive abilities made him an important first team player. He played 38 games for Galatasaray, scored 2 goals but made 7 assists, and that must go down as a good season for such a young player and new signing, too.

7. Shabani Nonda (Galatasaray)
When he signed for Monaco from Stade Rennes earlier in his career, Monaco paid €20M for him, but Galatasaray paid just €1.3M to sign him from Roma. In the first game he started against Konyaspor, Nonda announced his arrival with a double salvo. Also he showed his first class style in European competition and he scored 3 goals in 6 games. He was also the only Galatasaray player, along with Arda Turan, to score a hat-trick in the Super Lig. With this hat-trick he scored 11 goals and his last goal made Galatasaray champions, seeing off rivals Fenerbahçe.

8. Filip Holsko (Beşiktaş)
This skilful striker was discovered by former national team and Trabzonspor coach Ersun Yanal and joined him at Vestel Manisaspor in  2006. He showed solid performances for that team and in January of 2008 Beşiktaş signed him for €5 million. Holsko proved his worth by scoring 7 goals and providing 6 assists in just half a season at Beşiktaş. In total he scored 13 goals and made 11 assists. He was the player who we can say affected Beşiktaş’s finishing position in the league the most, especially with his 2 late goals in the Sivasspor game.

9. Antoino De Nigris (Ankaraspor) In my opinion the most exciting player in the Turkish Super Lig. The Mexican international signed for Gaziantepspor in 2006. In the middle of last season he was bought by Ankaraspor in their bid to avoid relegation. De Nigris was a key player in changing the performances of Ankaraspor. He assisted in a Fenerbahce game and they got one point. Then he scored against Genclerbirligi twice, and in the two last games, before the last game of the season, he made one assist and scored one goal and Ankaraspor won both games by a single goal.

10. Razundara Tjikuzu (İstanbul Büyükşehir Belediyesi) A player of great experience from the Bundesliga. With his performances last season he got everyone’s attention. Before his move to Istanbul he played for another Turkish side, Rizespor, and for them he did not excel. Abdullah Avci’s arrival at İstanbul Büyükşehir Belediyespor made him an important first team player. He played 30 games in the Super Lig and made two assists. It is a really good statistic for a midfielder but what was most important was his defensive effectiveness.

Kategorisi GenelYorum (0)

Kayseri en sonunda…


Kayserispor, üç sezondur yakaladığı yükselişi Türkiye Kupası’yla taçlandırdı. (MedyaKronik/HaberVesaire/08.05/2008)

Süper Lig’in içinde bulunduğumuz sezon dahil, son üç sezonunun beşincisi Kayserispor. Takım ve yönetimiyle, ligin bu en istikrarlı ekibi artık Türkiye Kupası’nın sahibi.

Ligdeki sıralamasını haftalar önce garantiye alan Kayserispor, ligin 26. haftasından 29. haftasına aldığı üst üste mağlubiyetle kupayı tek hedef olarak gördü. Finalde, Galatasaray’ı elemiş bir Gençlerbirliği buldu karşısında. Ancak rakibinin durumu kendisiyden farklıydı. Geçtiğimiz hafta, Vestel Manisaspor’un ligden düşen üçüncü takım olmasının kesinleşmesine kadar rahat bir nefes alamadı. Bu yıl beş kez teknik direktör değiştirmenin bedelini, son haftaya kadar düşme korkusu yaşayarak ödedi. Ve –penaltılarla da olsa- finali kaybederek.

Gençlerbirliği’nde sezonun en etkili oyuncularından Mehmet Çakır maça yedek başladı. Kayserispor ise gölcüsü Gökhan Ünal’ı, sakatlığı geçmesine rağmen kadroya almamıştı. En önemli atak silahlarından yoksun çıkan iki takım da maça temkinli başladı.

Pozisyonu kıt maç seyrettik dün akşam, nitekim ilk yarı gol seyredemedik. İkinci yarı biraz kıpırdanır gibi oldu taraflar. Akıllarda kalan tek pozisyonun, Mehmet Topuz’un ceza yayına yakın yerden, Lampard veya Gerardvari çıkardığı sert ve diz boyunda giden şutunun, “Villareal” soy isimli Şilili kaleci Peric tarafından çıkarılmasının, 84. dakikada yaşanması maçın niteliği hakkında bir fikir veriyor.

Peric bile isyan etti bu durgunluğa. İlk pozisyonun hemen arkasından, ceza sahasına sarkan Kayserisporlu Cangele’ye müdahale etmek için pek çaba sarf etmeyen Addo’yu, omuzlarından sallayıp, “silkelen” mesajı verdi. Bu da kar etmemiş olmalı ki, normal sürenin ardından oynanan 30 dakikalık uzatma da gol getirmedi. Organize ataklardan çok kişisel çabalarla oluşturulan pozisyonlar, yorgunluk veya becerisizlik nedeniyle tabelayı değiştirmedi.

Türkiye Kupası’nda 2001’den bugüne finallerdeki penaltısızlığa son veren düdüğü çaldı Yunus Yıldırım. Penaltı atan ilk oyuncunun, her ne kadar bu konudaki başarısıyla tanınsa da, Kayserispor Kalecisi Ivankov olması ilginç bir sürecin habercisi gibiydi. Nitekim iki takım da 14 atış kullandı ve maç sadece bir gol farkla, 11-10 bitti. İvankov iki atışı kurtardığı gibi iki de gol attı. Bilmiyorum, bir başka karşılaşmada böyle bir şey yaşanmış mıdır?

Gençlerbirliği’nin bu sezon uyguladığı “teknik direktör rejimi”, ister istemez kupanın, Kayserispor’un hakkı olduğunu düşünmeme yol açıyor. Kazanan Gençlerbirliği olsaydı, bu kadar çok teknik direktör değiştirerek başarı elde eden bir takımın doğru bir iş yaptığını sanabilecektik.

Finalden geriye futbol adına çok şey kaldığı söylenemez. Gençlerbirliği Teknik Direktörü Mesut Bakkal’ın her penaltıda, devekuşu misali kafasını önüne gömmesi kaldı akıllımızda. Her iki takımın kalecisinin penaltılardaki sakin ve sempatik tavırları, sportmenliğe dair inancımızı tazeledi.

Ama ben bu maçta en çok, Ankaragücü, Bursa ve Gençlerbirliği taraftarlarının maçı bir arada izlerken, penaltı atışlarında aynı heyecanı paylaşmasının, çok iyimser bir bakışla da olsa tribün olaylarını engelleyebilme ihtimalini sevdim.

Merak ettiğim şey ise, ligin uzaktan en iyi şut atan ve duran top kullanan oyuncusu Mehmet Topuz’un neden ilk beş penaltıdan birini kullanmadığı? Eğer bu kendisinin tercihiyse, diyecek bir şey yok. Ama karar Tolunay Kafkas’ın ise, ona “Mehmet Topuz’un alternatifi Koray mı” diye sormamız lazım.

Geçen sene kupayı finalde kaybeden Erciyesspor’dan sonra, bu sene “asıl” Erciyesspor kupayı Kayseri’ye götürdü. Türkiye Kupası’nı kazanan bu 13. takıma, yeni sezona yetişmesi muhtemel, yeni ve modern statlarında oynayacakları UEFA Kupası maçlarında başarılar dileyelim.

Kategorisi 0-Özel Dosyalar, 1-Futbol, Kayserispor, Türkiyeden Futbol, YorumlarYorum (0)


Takip et // Follow

Açık Radyo – Efektifpas

15 günde bir her pazartesi 19.30'da, 94.9 Açık Radyo'dayız. Duyurularımızı takip etmek için Twitter hesabımızı takip edebilirsiniz...

RadyoEfektifpas

Programlarımızın tüm podcast kayıtları online olarak bulunmasa da dinlemek isteyenler için bir kaç adet program mevcut

Facebook Hayran Sayfası

Eylül 2017
P S Ç P C C P
« Eyl    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Bülent Korkmaz – 3

Tottenham Hotspurs

Nazım Hikmet Ran

HaberVesaire Spor

Video Bug Report

Açılmayan bir video varsa resme tıkla, videonun linkini yolla Teşekkürler...

‘Salvador’ Guti

Johan Cruyff

Arşivler