Etiketler | "Kasımpaşaspor"

Ustalık dönemi



“Böyle olacaksa hiç spor da yapmayalım futbol da oynamayalım..”

Kategorisi 6-EfektifpasTV, Galatasaray, Spor Toto Süper Lig, Türkiyeden FutbolYorum (0)

Mönüde başka ne var?


Galatasaray maçının ardından nasıl olduysa anlayamadığım akıl almaz bir tartışma üretilmiş. Tartışmanın konusu o kadar akıl almaz ki, bombalamanın üstüne gündemi meşgul etmek üzere hükümetin görevlendirdiği polemikçiler, manipülasyoncular hatta FBI, CIA falan devreye girmiş olmalı diye düşünüyorum.

Tartışma şu: Galatasaray’ın oyuncu değiştirdiği sırada sahada 7 yabancı varmış ve 3 puanı silinmeliymiş. Oyun durmuşken sahada Melo’nun kenardan oyuncu değişikliği ile sahaya girmesi takımı kural dışı olarak 7 oyuncu ile sahada bulunmasına neden olmuş. Ve otorite Ahmet Çakar konuşmuş: ” Oyunun başlamaması mühim değil” demiş.

Ahmet Çakar’vari ben de başlıyorum o zaman: Bakın çok açık konuşuyorum. Futbol yorumlanan programların bir çoğunda masada duran porselen kupaların içinde ne su var, ne çay ne de kahve. Eğer gerçekten su içecek olsalar bir su firmasıyla sponsor anlaşması yapar masaya pet şişeleri koyarlar. Ayrca su bu kadar kafa yapmaz. Oyunu izlememiş ve detayları kaçırmış insanlar bu konuları konuşur ancak.

Dikkatinizi çekerim, oyuncu değişikliği ilk Sercan-Elmander olarak yapıldı ve sonrasında da tabela Melo-Hamit olarak kaldırıldı. Elmander ve Hamit de iki oyuncunun elini sıkarak kenara geldi. Durum böyleyken bu çıkarılan tartışma, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un puan kaybettiği haftada Galatasaray’ı yıpratmak için yapılan kuru bir safsatadan başka bir şey değildir. Eğer Ahmet Çakar’ın dedikleri doğru olsaydı bugün bir çok takım gol sevinci sonrası kenardaki yabancıların sahaya girmesiyle hükmen yenik sayılırdı. Ne diyor Ahmet Çakar, oyunun durması önemli değil.. Ramazan sonrası alkol çarpması yaşıyor sanırım..

Kategorisi 0-Özel Dosyalar, 1-Futbol, YorumlarYorum (0)

Papaz pilav yemek istemezse?


 

Kasımpaşaspor maçın başında yarattığı tehlikeli ataklarla sezon boyunca ne kadar tehlikeli bir takım olabileceğini gösterdi. Fakat bu maç için oyuncuların birbirlerine alışma sürecinin yarattığı sıkıntılar takım adına erken sonuç getirmedi. Bu süre içerisinde Galatasaray defansında Dany’nin, “Song’vari” mücadeleci oyunu sarı-kırmızılı takımı ayakta tuttu.

Kamerunlu oyuncunun defanstan dikine veya kanatlara attığı toplarla oyuna hakimiyetini kurmaya başladı. Sağdan Eboue ve soldan Hakan Balta’nın bindirmeleriyle Galatasaray oyunu ilk yarıda rakip alana yıkmayı başardı. Geliştirilen ataklar Umut ve Elmander’in yetersiz vuruşlarıyla sonuçlandı. Hamit’in orta sahanın ortasında başlaması başlarda etkisiz bir oyun sergilemesine neden olsa da kanatlardan yapılan bindirmeler olumlu sonuç verdi. Ancak Fatih Terim, Emre Çolak’ın sol kanatta etkisiz olmasını durdurmak için genç ismi ortaya Aydın Yılmaz’ı sola, Hamit’i de sağa çekti. Bu değişiklik sol kanattan Hakan Balta’nın bindirmelerinin sonlanmasına, Aydın’ın da etkisizleşmesine neden oldu. Çünkü Aydın sol kanattaki yerini bir çok kez kaybetti ve içeri doğru girdi. Yine sağ kanattan oynamaya devam eden Galatasaray Hamit’le bu taraftan etkili oldu. Emre’nin merkeze gelmesi orta sahanın top dağıtımını etkinleştirdi. Elmander ve Umut’a inatla ortadan top gönderme arzusu pek sonuç vermemeye başladı ve gol geçen sezon bir çok kez olduğu gibi bir duran top organizasyonundan geldi. Selçuk’un ilk yarıdaki yeterli performansı takıma verememesi Kasımpaşaspor’un oyun disiplinini bozmadan rakibine ileride 2-3 kişiyle basmasının sonucuydu. Geçen yıl takımın maestrosu Selçuk’un, Hakan Özmert’in arkadan gelip topa müdahele edip kaptığı topta kendini yere atması ona hiç yakışmadı.

İkinci yarıya aynı düzenle başladı Galatasaray. Hamit’in direkten topu takıma heyecan ve cesaret kattı. Takım yine baskılı oyununu devam ettirdi ve ilk yirmi dakika şahane bir Emre Çolak resitali izledik. Altyapıdan gelen Emre ve Aydın’ın paslaşıp atak olgunlaştırma çabaları taraftarın Galatasaray’ı daha fazla sahiplenme nedeni. İlk yirmi dakika bu şekilde geçildi. Ve yüksek tempoyla oynanan oyunda Galatasaray orta sahası dikine oynama inadından Djalma Santos ve Tabare’nin kanat bindirmelerinde savunmasını yalnız bıraktı. Kasımpaşaspor’un kontraları, Galatasaray’ın geriye dönüşlerde yüksek efor sarf etmesine neden oldu ve iyice yordu. Dany yine de takımda ayakta kaldı ve tek başına bir şekilde rakip ataklarına engel oldu. İkinci yarı tek bir sefer, o da duran topla, kaleye gelebilen Kasımpaşaspor’un golünde çok açık bir biçimde defansif dağılım ve etkisizlik yaşadı Galatasaray. Rakibin iki uzun stoperi, İlhan ve Yalçın penaltı noktasında Dany, Elmander, Hakan Balta arasında bomboş kaldı ve böylece lacivert-beyazlı takım golü buldu. Fatih Terim yan toplarda belki de alan savunması yapılması talimatını vermişti. Ama sonuç vermedi.

Golün hemen öncesi yapılan Aydın-Amrabat değişikliğinin kanatları daha aktif kullanma yönünde olumlu sonuç verebileceği düşüncesi doğru çıkmadı. Bu da oyuncunun etkisiz kalmasına neden oldu. Sercan ve Melo değişiklikleri orta sahayı diri tutmak için yapılmış olsa da Melo’nun da geri dönüşlerde sönük kalması Galatasaray’ın rakibine son dakikalarda birden fazla tehlike yaratmasına yol açtı. Defans ve orta saha arasındaki açıklık havadan toplarla oynamaya itti takımı bu da oyunun kısa bir dönem sıkıcı olmasına neden oldu. Emre’nin kanada geçmesi de onun oyundaki etkisini azalttı. Ancak gol yine onun ayağından çıkan bir topla geldi. Arka direkte Emre’nin topunu Umut’un ittirmesiyle Galatasaray 87. dakikada öne geçti ve maç böyle sonlandı.

Galatasaray’ın iki golünün de (ikinci gol korner sonrası seken top olduğu ve kornerden farksız olduğu için böyle diyorum) duran toptan gelmesi bir tesadüf değil. Ancak Galatasaray bu alışkanlığına sırtına dayamamalı. Geçen yıl Selçuk İnan mükemmel dikine paslar atarak bir çok gole asist yaptı ama buna da sırt dayanmamalı. Fenerbahçe maçının ardından burada yazdığım gibi bu ataklar ligde sonuç verebilir. Ancak Kasımpaşa karşısında bile zorlanırken, ki burada Kasımpaşa’ya tebriklerimi göndereyim, Şampiyonlar Ligi mücadelesinde yine papazdan aynı pilavı yemesini beklemek sonuç vermeyebilir.

 

Kategorisi Galatasaray, Spor Toto Süper Lig, Türkiyeden FutbolYorum (0)

Tayyip kazma mıydı, yoksa Beckenbauer mi?


fft10_mf163438Biraz önce dikkatimi çekti Milliyet gazetesinin internet sayfasındaki ilginç haber. Başlık bu futbolcuyu tanıdınız mı? fotoğrafta da tanıyıp tanımadığımız sorulan kişinin suratı ise yuvarlak içine alınmış. Baktım şu mu, bu mu derken tutmadı. Meğerse Recep Tayyip Erdoğanmış zat-ı muhterem. (Bknz. foto sol taraf)

Memleketi Rize’nin futbol takımı Çaykur Rizespor çıkardığı dergide eskiden futbolcu olan başbakan Erdoğan’dan övgüyle bahsetmiş. Anlatıldığına göre iyi topçuymuş. İlk transferini 1000 liraya gerçekleştirmiş. “Hayatını çok sevdiği futboldan kazanma düşleri gerçekleşiyordu.” diyor dergi. Ancak baskıcı rejim dönüp dolaşıp bir yandan onu da vurmuş. Baba baskısından hayallerinin oyunundan ekmeğini çıkaramamış! -Oynayarak olmasa da Eskişehir, Bursa, Rize, Kasımpaşa, İstanbul BŞB vb. gibi takımlara siyasi yatırım yaparak koltuğunu ya da ekmeğini yine futboldan çıkarıyor kendisi. Yani yine hayalleri gerçekleşti diyebiliriz.-

Fenerbahçe’nin o dönemki Teknik Direktörü Didi’de onu çok beğenmiş ama “nasip” olmamış. O da İETT’ye transfer olmuş. Kaptanı olduğu takım şampiyon olunca İETT’nin takdirli işçisi olma sıfatını elde etmiş. -Yani bir zamanlar kendisi de işçiymiş. Hani şimdilerde sonuna kadar sömürdüğü işçilerdenmiş…-

Oyun tarzı da dergide anlatıldığına göre Beckenbauer gibiymiş. Önceleri forvetmiş, sonraları libero oynamaya başlamış. Hatta Beckenbauer gibi 5 numarayı giyiyormuş, toplara onun gibi vurup, onun gibi paslar atıyormuş. Bu yüzden ona “Beckenbauer Tayyip” diyorlarmış.franz

Gerçekten çok güldüm. Çünkü Express dergisinin Temmuz 2007’deki sayısında Murat Toklucu’nun hazırladığı yazıda, Tayyip’in Kasımpaşaspor’dayken çekilmiş bir fotoğrafının altında aynen şu cümle yazmakta: Tribünlerin “kazma” tabir ettiği stile sahip olan Tayyip Erdoğan, Kasımpaşaspor formasını giydiği günlerde…

Bu iki benzetmedeki yaman çelişkiler arasında neye inansak ki? Ben Tayyip’i sevmediğimin etkisinden değil ama tribünlere inanmayı tercih ederim. Çünkü tribünlerde futbolun gerçek yüzleri vardır. Eğer onların gözünde gerçekten bir etki bırakmış olsaydı, gerçekten iyi futbolcu olarak hatırlanırdı. Şampiyon Fener’in teknik direktörü Tayyip’teki Beckenbauer kumaşını görüp almaz mıydı, eğer gerçekten övüldüğü gibi olsaydı??

Kategorisi GenelYorum (0)


Takip et // Follow

Açık Radyo – Efektifpas

15 günde bir her pazartesi 19.30'da, 94.9 Açık Radyo'dayız. Duyurularımızı takip etmek için Twitter hesabımızı takip edebilirsiniz...

RadyoEfektifpas

Programlarımızın tüm podcast kayıtları online olarak bulunmasa da dinlemek isteyenler için bir kaç adet program mevcut

Facebook Hayran Sayfası

Kasım 2017
P S Ç P C C P
« Eyl    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Bülent Korkmaz – 3

Tottenham Hotspurs

Nazım Hikmet Ran

HaberVesaire Spor

Video Bug Report

Açılmayan bir video varsa resme tıkla, videonun linkini yolla Teşekkürler...

‘Salvador’ Guti

Johan Cruyff

Arşivler