Arşiv | Temmuz, 2010

Keita’nın gidişi

Satıldığına üzülmedim dersem yalan olur. Ama kazan kaldırmadım. Kaldıranları da anlamadım. İyidir, hoştur, hırslıdır, çalımcıdır, sihirbazdır, müthiş hızlıdır, çok sert şutları vardır, asistleri de iyidir ama bir Harry Kewell gibi değildir… Efendi, adil oyuna yakışır hareketleri olan, maç seçmeyen, pozisyon seçmeyen bir oyuncu değildir Keita. Hedefi olan bir oyuncu değildir Keita. Kariyerinde Lille, Lyon ve Galatasaray zirvede gezdiği yıllarda oynayabildiği takımlar arasında kalacaktır. Daha 28 yaşındayken Al-Sadd kulübüne geri dönmeyi kabul eden bir futbolcu hedefsizdir. Ya da hedefi sadece para kazanmak olmuştur. Galatasaray’ın göndermesindeki en büyük niyet ve heves de bu idi. Adnan Sezgin gelmiş de Haldun’un oyuncularını gönderiyormuş gibi bir şey değil. Gitme ihtimali haftalarca gazetelerde yazıldı. Yazıldığı zamanlarda da Haldun görevine devam ediyordu. Taksitlerinin yarısı ödenmemiş 7 milyon Euro küsüre alınıp nakit olarak çil çil 8 milyon Euro küsüre satılan Keita ticari bir amaçla satılmıştır ve son yıllarda büyük kulüplerin arasında satışı yapılarak takıma para kazandıran bir kaç yıldızdan biri olmuştur… Yerine de eksik kaldığımız bölgeye orta sahaya Lorik Cana gibi niceleri transfer edilebilecektir artık… Rahat olun Keita’yı bir sene ararız daha da aramayız… Bu arada Al-Sadd’daki lakabı da Hayalet-miş Keita’nın.

Kategorisi Genel0 Yorum

Kral olmaya adı yetti!

Dünya Kupası gol kralı kim olur bahisleri ilk açıldığında Thomas Müller’i aday göstermişler miydi acaba? İddaa muhtemelen “diğer” şıkları arasında yer vermiştir kendisine… Ama o artık diğerleri gibi değil. Sanki diğerleri gibi olmayacağını ispatlamak istermiş gibi Almanların dünya kupalarındaki en golcü ismi Gerd Müller ile aynı numarayı sırtına geçirmişti. Belki de o formayı “Müller geleneği” devam etsin diye ona giydirdiler…

Formanın kerametinden midir, soyadının getirdiği “gol çekmesi”nden midir bilemeyeceğiz ama son dünya kupasının gol kralı Thomas Müller oldu. Üstelik attığı gollerle uzanmadı bu unvana!! Yaptığı asistler onu aynı sayıda gol attığı David Villa, Wesley Sneijder ve Diego Forlan’dan ayırmış. Böyle gol kralı ilan edildi Müller… Benim bu duruma çokça itirazım var! Oldu olacak ikili averaja baksalarmış bir de! Birbirleriyle oynadıkları maçlarda kim kime daha çok çalım atmış ona da baksalarmış… Gol krallığının Müller’e gitmiş olmasının tek bir şey anlamlı kılar o da 6 maçta 5 gol atmış olması yani gol ortalaması. Diğerleri hep 7 maçta atmışlar 5 golü… Ama FIFA Müller’e gol krallığını daha çok asist yaptı diye veriyorsa David Villa da şampiyon olan takımda oynuyor onun günahı ne?

Gerd Müller dünya kupalarında Almanya formasıyla 14 gol attı. Klose de 36 yaşında 2014 dünya kupasında olmazsa G. Müller’in  takipçisi olarak kalacak. Henüz ’89 doğumlu olan T. Müller önümüzdeki yıllarda bu ikiliyi geçebilecek mi göreceğiz…

Kategorisi Genel0 Yorum

Futbol adamı dinden imandan çıkartır…

Pankarta dikkatlice bakınca siyah giymiş ve çılgına dönmüş kişinin peder -hristiyan din adamı- olduğunu anlayacaksınız. Futbol, din gibidir denir. Bu pankartta futbolun yansıtılış biçimi ise çok farklı. Futbol, adamı dinden imandan çıkartır!! Pankartın asıldığı futbol maçının organizasyonu Roma’daki Katolik kilisesi tarafından yapılsa bile…

Kategorisi Genel0 Yorum

Son vuvuzela ötmeden…

Emek Ege bugünkü ilk canlı yayınına “tarihi finale artık saatler kaldı” diye başladı. “Klişelerin hastası (!)” biri  olarak finale tam bir saat kala “futbol dolu bir ayı geride bırakmamıza artık saatler kaldı” diyerek başlayayım dünya kupasının son maçının oynandığı son günde yazacağım yazıma…

Turnuva başlamadan yayınladığım “Holladalıyım futbola doymalıyım!” başlıklı yazımda Hollanda sempatizanı olduğumu açıklamıştım. Hatta en sonunda da “Şampiyonada tüm maçlarını takip edeceğim takım Hollanda olacak.” diye eklemişim. Sayelerinde çok güzel maçlar ve goller izledik, finali de izleyeceğiz.

Dünya kupalarında Hollanda’yı tutmak da bir klişe olarak kabul görebilir. Cruyff-sever bir insan olarak Hollanda taraftarlığım kolayca açıklanabilir ancak bu turnuvada farklı bir nedenim daha var. O da -belki de bir çok insanın Hollanda’yı tutmasının nedeni olduğu gibi – Arjen Robben! Kendisini Real Madrid’de oynadığı maçlarda çokça yerdim! Hatta kendisini yaklaşık 1,5 yıl önceki bir Madrid derbisinde sahanın en kötüsü olarak nitelendirmişim. (bknz. En sevmediğim futbolcu egosuna kurban olan futbolcudur. )

Robben Real Madrid’den gönderildikten sonra Bayern’deki performansıyla Real’dekilere kim olduğunu bir kez daha kanıtladığı gibi milli takımının da en kilit oyuncusu olacağını gösterdi. Sneijder istatistiki performansıyla da Robben’e nazaran biraz daha önde gözükse de bu akşamki maçta maçı Hollanda lehine çevirebilecek bireysel yetenekleri en üstteki kişi Robben’dir! Hollanda’nın orta sahası normal bir lig takımı için -bahisçi terimiyle- 2,5 üstü değil ama 1,5 üstü bir kaliteye sahip. Çok iyi kesici olmalarının yanında çok iyi birer çalımcı ve pas dağıtıcı değiller İspanya gibi. İşte İspanya’yı bu akşamki finalde öne çıkaran nedenlerden biri bu.

Hollanda’lıyım ama İspanya’nın kupayı kazanmaya daha yakın görüyorum. Çünkü;

  • Hollanda’nın defansının araya atılan paslarda nasıl bir buhrana doğru sürüklendiğini Brezilya’nın attığı golde izledik. Brezilya arapasları çok  iyi yapabilen bir takım değil ama İspanya bu işin kitabını yazsa bestseller olur… Bu akşam İspanya eğer Almanya karşısındaki 11’le sahaya çıkarsa Hollanda defansının arasına atılacak her pas gol tehlikesi olur…
  • İspanya eğer Torres’le başlarsa işleri zora girer. Villa’nın en uçta başladığı veya bitirdiği maçlarda İspanya’nın kazanan taraf olduğunu gördük. Del Bosque kazanmak istiyorsa yine Torres-Pedro değişikliği ile başlar…
  • Hollanda ise atak karşılarken kaptığı topları 3 pasta rakip ceza sahasına taşıyabilen bir takım. Bunu da inanılmaz bir hız ve isabetle başarıyorlar. Robben’in Slovakya maçında attığı golde De Jong’un Robben’e attığı pas ve yine Sneijder’in Kamerun maçında Robben’e attığı pas (Klaas Jan Huntelaar’ın golü) bunun mükemmel iki örneği. Zaten bunu çok iyi yaptıklarını Euro 2008’deki Fransa ve İtalya maçlarında da görebilmekteyiz. Bu konudaki en önemli soru ise İspanya buna izin verecek mi? Ya da Hollanda İspanya’ya bunu kabul ettirebilecek mi??

Bugünkü maçta İspanyol orta sahası ve Hollanda orta sahasının teknik kapasitelerini ve taktik zekalarının karşılaşmasını izleyeceğiz… Hollanda defansı en önemli sınavına çıkacak. İspanya takımı ise çağımız futbolunda en iyi olduklarını tarihe altın harflerle yazdırmak isteyecek. Hollanda artık bir kupa kazansak isyanını sonuca dökmeye çalışacak. Sneijder Hollanda futbolunun, David Villa da İspanya futbolunun efsanelerinden olmak için sahada olacak… Son vuvuzela ötmeden bir klişe daha yapalım ve kim kazanırsa kazansın kazanan total futbol oldu! (bknz. Cruyff-Hollanda-Barcelona)

Teşekkürler Cruyff…

Kategorisi Genel0 Yorum

Lorik Cana’var!

Lorik Cana Galatasaray’a transferindeki en büyük etkenin Avrupa Kupalarında oynamak olduğunu belirt-miş. Hırslı topçu nazar değmesin…

Arnavut oyuncuyu Gerets de istemişti yamulmuyorsam. Ama yerine Inamoto gelmişti. Gerets de napsın garibim çin işi japon işi devam etmişti yoluna. Adı daha önce Galatasaray ile anıldığında henüz “hırçın” çağında olan Lorik Cana şimdi olgun çağını yaşıyor demek mümkün. Arnavutluk Milli Takımı da olmak üzere hem PSG hem Marsilya hem de Sunderland’in kaptanlığı yapan-mış biri olması aslında her çağında o olgunluğu gösterebildiğine de işaret ediyor. Özellikle Marsilya’nın da orta sahasında iken iyi işler çıkardığına bir çok kez şahit olduk. Sakatlanmamış olsa Galatasaray’ın en iyi orta saha transferi diyebileceğimiz Linderoth’un ardından savaşçı ve yılmayan oyun kişiliği ile uzun zaman sonra Galatasaray’a gelen en iyi orta saha oyuncusu olur. Bir de yabancı olarak bu tipte Joao Batista vardı onu da unutamam… Sarı – Kırmızılı takıma hayırlı olsun. Yıldız isim yerine verimli futbolcu transferlerinin de habercisi olmasını temenni ederekten bir de video ekledik mi tam olur, tadından yenmez…

*ek: siteye video ararken izlediğim görüntülerin ardından; Rijkaard’ın geçen sene oynattığı oyunda rakibe karşı pek pasif müdahalelerde bulunan Galatasaray orta sahasına aranan kan Lorik Cana’dır…

[vodpod id=Video.1906026&w=425&h=350&fv=%26rel%3D0%26border%3D0%26]

Lorik Cana, posted with vodpod

Kategorisi Genel0 Yorum

Almanya-İspanya maç öncesi görüş…

Aylardan beri bugünü bekliyorum. Kısa ve öz de olsa dolu dolu yazabilmeyi. Turnuvanın en güzel ve heyecanlı maçlarında arasında gösterilmeye aday bir Almanya – İspanya maçı izleyeceğiz birazdan. Herkesin favorisi Almanya. Çünkü hem Arjantin hem de İngiltere’yi 4 golle eledi. Attıkları gollerin dışında oynadıkları güzel futbol da favori olarak gösterilmelerinin en büyük nedeni. Ama bu akşam için ben Almanya’nın İspanya’yı eleyebileceğinden çok emin değilim. Hatta finali Hollanda ile İspanya’nın oynamasını istiyorum. Bu da beni İspanya’nın Almanya’yı eleme ihtimaline meyillendiriyor. Sadece duygusal yaklaşmıyorum. Gerekçelerim var elbette.

Almanya çok iyi futbol oynadı hem İngiltere, hem de Arjantin maçında. Turnuva boyunca Arjantin için yapılan en önemli eleştiri ne idi? Takımın orta sahasız ya da 5 atakçı 5 savunmacı ile oynadıklarından dolayı yaşadıkları-yaşayacakları orta saha zaafıydı. Almanya maçında bunu yaşadılar. Veron o maçta oynamadı bile! Tek başına Mascherano’ya güvenmekse çok anlamsız kaldı. Sonuç orta sahasız bir Arjantin Almanya’dan 4 yedi!

Altın jenerasyon olarak gösterilen İngiliz takımında ise Capello Gerrad’ı sağ kanada, James Milner’ı da sol kanada koydu ve iki oyunucunun sahadan silinmesini sağladığı gibi bir de kanatları çok iyi kullanana Almanya’ya davetiye çıkardı. Stoperdeki ve defanstaki eksikler ve zaaflar da Almanya’nın affedemeyeceği şekildeydi ki Almanlar affetmedi ve kontraya çıktıkları 3 atakta 3 gol bulup İngilizleri kupadan sepetlediler.

Arjantin ve İngiltere orta sahaları, Khedira, Schweinsteiger, Müller ve Podolski’den oluşan futbolu iki yönlü oynayabilen Almanya’nın orta dörtlüsüne mağlup oldu. İngiltere’de birbirine benzeyen oyuncu fazlalığı ve yaratıcı oyuncu eksikliği ile Arjantin’de tek adam dayalı sistem iki takımın da sonunu getirdi. İki takımda da bahsettiğim bölgedeki zaaflar İspanya’da mevcut mu peki?

İspanya dünyanın en iyi orta sahasına sahiptir dese 100 kişiden kaçı hayır diyebilir? Xavi, Iniesta, Busquets bu yıl birarada  40’tan fazla maç yaparak inanılmaz bir uyum içinde. Busquets dışında Xavi de, Iniesta da maç sıkıştığında bireysel inisiyatif alıp skoru değiştirebilecek isimler ve oyunu çok iyi okuyup yönlendiriyorlar. Xabi Alonso sessiz maestro gibi. Uzaktan beklenmedik şutları ise skoru takımının lehine değiştirebilir. Tamam daha fazla zırvalayamayacağım bu adamlar hakkında.

Biraz önce İspanya’nın maça Torres’le değil de Pedro ile başlayacağı haberi bence İspanya’yı bir adım öne götürüyor. Gerçi Pedro Barcelona’da ilk 11’de çıktığı maçlarda değil de sonradan girdiği maçlarda daha iyi oyunlar sergiledi. (Şu anda Mustafa Doğan diyor ki…) İspanya’nın zaafı beklerinin ileri çıkması imiş. Arkalarında çok açık bırakıyorlarmış bu bekler. Çağdaş futbolda olması gereken şey de zaten bu değil mi? Beklerle hücuma destek vermek… Ayrıca Busquets ne güne duruyor? Bekler çıkınca bu iki oyuncunun kademesine girsin diye… Neyse Mustafa Doğan Alman’dır ondan diyelim…

Kıssadan hisse kalecisiyle, defansıyla, ortasahası ve forvetiyle dünyanın en iyi isimlerine sahip İspanya, bence bir adım önde olan takım. Hem daha iki yıl önce Avrupa’nın en büyüğü olan takım İspanya finalde Almaya’yı elememiş miydi? Almanya ise İspanya’dan çok daha iyi olduğu için değil Arjantin ve İngiltere’ye karşı aldıkları galibiyetlerin getirdiği hava ile İspanya’yı eleyebilir. Bence bu maçta İspanyol orta sahasında Mesut Özil kaybolabilir… Gönlüm İspanya’dan yana… İspanya çıksın ki dünya kupası “anadoluya” daha önce bu kupayı hiç kazanmamış bir takıma gitsin…

Kategorisi Genel0 Yorum

Takip et // Follow

Açık Radyo – Efektifpas

15 günde bir her pazartesi 19.30'da, 94.9 Açık Radyo'dayız. Duyurularımızı takip etmek için Twitter hesabımızı takip edebilirsiniz...

RadyoEfektifpas

Programlarımızın tüm podcast kayıtları online olarak bulunmasa da dinlemek isteyenler için bir kaç adet program mevcut

‘Salvador’ Guti

Johan Cruyff

Arşivler

Bülent Korkmaz – 3

Tottenham Hotspurs

Nazım Hikmet Ran

HaberVesaire Spor

Video Bug Report

Açılmayan bir video varsa resme tıkla, videonun linkini yolla Teşekkürler...

Facebook Hayran Sayfası

Temmuz 2010
P S Ç P C C P
« Haz   Ağu »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031